Trombositoz, kandaki trombosit sayısının anormal derecede artmasıdır. Trombositler, kanın pıhtılaşmasına yardımcı olan ve birbirine yapışan kan hücreleridir. Trombositozun birçok nedeni olabilen bir durumdur.
ADMiN
Trobositoz iki tipe ayrılır. Primer trombositoz (veya esansiyel trombositemi), kendine özgü klinik özellikleri olan tek bir hastalık tablosudur. Sekonder trombositoz ise iltihaplanma, şiddetli kanama, demir eksikliği veya bazı kanserler gibi başka bir nedene bağlı olabilir.
Trombositozlu her üç hastadan ikisinde tanı anında hastalığın hiçbir belirtisi görülmez. Daha genç hastalarda ise yıllarca belirti görülmeyebilir.
ADMiN
Trombositozlu hastaların %60'ında splenomegali (dalak büyümesi) tespit edilir. Karaciğer de büyüyebilir (hepatomegali). Hastaların yaklaşık yarısında cilt, diş eti veya burun kanaması görülür; %20-50'sinde ise ven veya arter tıkanıklığı vardır.
ADMiN
Trombositozun diğer belirtileri şunlar olabilir: kanlı dışkı, morarma, baş dönmesi, baş ağrısı, kanama, ameliyattan sonra veya diş çekildikten sonra uzun süreli kanama, ellerde ve ayaklarda kızarıklık veya karıncalanma, halsizlik. Nadir durumlarda, lenf düğümleri büyür.
ADMiN
Daha yüksek trombosit sayısı genellikle daha şiddetli semptomlara neden olur. Genç hastalarda (özellikle kadınlarda), trombosit sayısı çok yüksek olsa bile semptom görülmeyebilir.
Kanama, özellikle açıklanamayan veya uzun süren bir kanama olduğunda ya da hastada şu belirtiler ortaya çıktığında bir doktora başvurulmalıdır: göğüs ağrısı, bacak ağrısı, konfüzyon, uyuşma, halsizlik.
Trombositozlu herhangi bir hasta sigara içmemeye teşvik edilmelidir.
Hiçbir semptomu olmayan gençlerde bu durum yıllarca stabil kalabilir. Bu hastalar bir doktor tarafından takip edilmelidir, ancak tedavi gerektirmeyebilir.
Semptomatik hastaların tedavisi; kanamayı kontrol altına almaya, kan pıhtılarının oluşumunu önlemeye ve trombosit düzeylerini düşürmeye odaklanır.
ADMiN
1997 yılında ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), yüksek trombosit sayısını düşürmek ve pıhtı oluşumu riskini azaltmak amacıyla anagrelid HCl'nin (Agrylin) kullanımını onayladı. Bazı hastalar anti-kanser bir ilaç olan hidroksiüre kullanımından fayda gördüler.
ADMiN
Düşük doz aspirin pıhtılaşmayı önleyebilir, ancak ciddi kanamalara neden olabilir.
ADMiN
İlaç tedavisi trombosit sayısını gerektiği kadar kısa sürede kabul edilebilir düzeye getiremezse, trombositaferezi uygulanabilir. Genellikle ilaçtedavisiyle birlikte uygulanan ve öncelikli olarak tıbbi acil durumlarda kullanılan bu prosedür şunlardan oluşur: Hastanın vücudundan kan alınması, Kandan trombositlerin çıkarılması, Trombositleri azaltılmış kanın hastaya geri verilmesi.
ADMiN
Trombositoz lu hastaların çoğu uzun süre komplikasyonsuz kalır. Ancak bazı hastalar kan pıhtıları veya kontrol edilemeyen kanamalar nedeniyle hayatını kaybedebilir.