Parkinson hastalığı, beyinde dopamin adı verilen, beyin hücrelerinin birbirleriyle haberleşmesini sağlayan maddeyi üreten hücrelerin bozulması sonucu ortaya çıkar. Beyinde dopamini üreten hücreler hareketlerin kontrolünden, uyumundan ve akıcılığından sorumludur.
ADMiN
Klasik bulguları (tremor) titreme, (rijidite) katılık, (bradikinezi) hareketlerde yavaşlama ve (postural instabilite) ayakta duruş bozukluğudur. Hareket ile ilişkili olan bu bulguların yanında birçok farklı şikayeti de olabilir. Yorgunluk, bilişsel fonksiyonlarda azalma, depresyon, anksiyete, davranış bozuklukları, görme ile ilgili bozulmalar, kilo kaybı, uyku anormallikleri ve ağrı gibi.
ADMiN
Parkinson hastalığındaki titremeye; başparmağın kontrolsüz hareket etmesi, çene ve dudakta oluşan titremeler, bazen bacak kaslarında olan seğirmeler eşlik edebilir. Parkinson hastalığındaki titreme, eller istirahat halindeyken olur. Stresli ve heyecanlıyken olan, kahve ya da ilaç tüketimi sonrası gelişen, ya da esansiyel tremor denilen ailevi geçişli tremor hastalığı ile görülen titremelerden ayırt edilmesi gerekir.
ADMiN
Parkinson hastalığında harekete başlama ve hareketi devam ettirmede zorlanma (bradikinezi) sık görülen bulgularıdır. Hastalar sıklıkla kısa adımlarla yürürler ve kaslarda sertleşme nedeniyle vücut ağrıları olur.
Konuşma hızında artış veya alçak ses tonuyla konuşma, konuşurken yüz mimiklerinin azalması ve konuşmanın monotonlaşması, parkinson bulguları arasında yer alır.
ADMiN
El yazısının bozulup küçülmesi; ani gelişen el yazısındaki kötüleşmeler, kelimelerde küçülmeler veya kelimelerin yakın yazılması parkinson hastalığını akla getirmelidir.
ADMiN
Bağırsak hareketlerinin azalması ile kabızlık şikâyeti özellikle erken dönem belirtilerindendir. Depresyon, idrara çıkma da zorluklar, ayakta duruş pozisyonunda bozulmalar ve tansiyon düşüklüğü görülebilir. Mimikler azalır ve yüzde ciddi bir ifade bulunur. İleri evrelerde yutkunma güçlüğü görülebilir.
ADMiN
Parkinson tanısı, hastanın şikayetleri ve hastalık geçmişinin dinlenmesinin ardından yapılacak nörolojik muayene ile konulur. Ancak, farklı hastalıklardan da şüphelenilen kimi hastalarda MR, kan tetkikleri, lomber ponksiyon gibi ek tetkikler uygulanabilir.
ADMiN
Parkinsontedavisinin temeli beyindeki dopamin maddesinin üretim açığının ilaçla kapatılmasıdır. İlaçlar mevcut şikayetlerin azalmasını sağlasa da hastalığın ilerlemesini önleyemez. Dolasıyla günümüzde Parkinson'un kesin tedavisi yoktur.
ADMiN
Cerrahi tedavide; beyin pili (derin beyin stimulasyonu) ve beyne lezyon cerrahisi (ablatif yöntemler) olmak üzere iki seçenek bulunuyor. Beyin pili yöntemi ile Parkinson'un etkileri önemli ölçüde azaltılır ve kişinin hem günlük hayatını hem de konforunu kısıtlayan eylemlerde düzelme görülür.
ADMiN
Hastalığın önlenmesi günümüzde henüz mümkün değildir. Parkinson hastalığı ile mücadelede erken teşhis, uygun ilaçlarla doğru tedavi seçimi, fizyoterapi ve egzersiz çok önemlidir. Egzersiz sayesinde yürüyüş, denge ve duruş düzelebilir. Ayrıca hastalığın depresyon, durgunluk, yorgunluk ve kabızlık gibi başka psikolojik ve fizyolojik tepkileri de olumlu yönde etkilenir. Rehabilitasyon, hastaların yaşam kalitesini artırmayı ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatmayı amaçlar.