logo
Tıbbi Terimler
postrenal azotemi:
Bakınız: Postrenal Azotemia
postrenal azotemia:
üriner sistemde bir tıkanıklığa bağlı azotemia Bkz. postrenal azotemi, post-renal azotemi
postsinaptik:
sinapsın distalinde veya ötesinde meydana gelen Bkz. postsynaptic
postsphenoidal bone:
sfenoid kemiğin arka bölümü
poststreptococcal glomerulonephritis:
Bakınız: poststreptokoksik glomerülonefrit
poststreptokokal glomerülonefrit:
Bakınız: poststreptokoksik glomerülonefrit
poststreptokoksik glomerülonefrit:
boğaz veya cilt bölgesinin, streptokok bakterisi ile enfeksiyonu sonrasında gelişen bir böbrek hastalığı Bkz. PSGN, poststreptokokal glomerülonefrit, poststreptococcal glomerulonephritis
postsynaptic:
Bakınız: postsinaptik
postthoracotomy syndrome:
torokotomi sonrası görülen klinik tablo
postthrombotic syndrome:
Bakınız: Post-Phlebitic Syndrome
posttraumatic amnesia:
herhangi bir travma veya sarsıntı sonrasında gelişen amnezi
posttraumatic arterial thrombosis:
damar duvarındaki hasara bağlı olarak damar içi kanama. Bkz. posttraumatic venous thrombosis
posttraumatic stress disorder:
Bakınız: Posttravmatik Stress Bozukluğu
posttraumatic venous thrombosis:
Bakınız: Posttraumatic Arterial Thrombosis
posttraumatic vertigo:
beyin korteksindeki veya beyincikteki bir lezyondan ya da travmaya bağlı temporal kemik kırıklarından sonra görülen baş dönmesi Bkz. posttravmatik vertigo
posttravmatik osteoporoz:
Bakınız: Sudeck's Atrophy
Posttravmatik Sendrom:
kafa travmasına bağlı baş ağrısı, baş dönmesi, bulanık görme Bkz. Post-Traumatic Syndrome, Post-Travmatik Sendrom
posttravmatik stres bozukluğu:
Bakınız: Posttravmatik Stress Bozukluğu
posttravmatik stres bozukluk:
Bakınız: Posttravmatik Stress Bozukluğu
posttravmatik stress bozukluğu:
savaş, doğal afet, işkence, kötü muamele veya tecavüz gibi son derece rahatsız edici, çoğu zaman yaşamı tehdit eden olaylara verilen tepkilerin bir sendromu olan anksiyete bozukluğu Bkz. PTSB, PTSD, posttraumatic stress disorder, posttravmatik stres bozukluk, posttravmatik stres bozukluğu, posttravmatik stress bozukluk, travma sonrası stres bozukluk, travma sonrası stres bozukluğu, travma sonrası stress bozukluk, travma sonrası stress bozukluğu
posttravmatik stress bozukluk:
Bakınız: Posttravmatik Stress Bozukluğu
posttravmatik vertigo:
Bakınız: Posttraumatic Vertigo
posttrombotik sendrom:
Bakınız: Post-Phlebitic Syndrome
postulnar bone:
Bakınız: os pisiforme
postural:
postüral hipotansiyon
postural albuminuria:
Bakınız: Orthostatic Albuminuria
postural albüminüri:
Bakınız: Orthostatic Albuminuria
postural contraction:
vücut duruş şeklini oluşturan kasların kasılı durumu ile oluşan postür
postural hipotansiyon:
Bakınız: ortostatik hipotansiyon
postural hypotension:
Bakınız: ortostatik hipotansiyon
postural senkop:
Bakınız: Postural Syncope
postural syncope:
ayakta durmaya bağlı hipotansiyon ile oluşan bayılma Bkz. postural senkop
posture:
postür; vücudun pozisyonu, durumu
postür:
duruş
postür vertigosu:
Bakınız: postüral vertigo
postüral vertigo:
çoğunlukla ortostatik hipotansiyon kaynaklı olan, (oturur pozisyondan ayağa kalkma, dik konumda durma gibi) vücudun postür değişikliğiyle ortaya çıkan veya kötüleşen, sallanma, dengesizlik veya baş dönmesi hissi Bkz. postür vertigosu
poş:
kese Bkz. pouche
potansiyalizasyon:
bir etkenin diğer bir etken tarafından güçlendirilmesi, böylece birleşik etkinin her birinin tek başına etkilerinin toplamından daha büyük olması Bkz. potansiyalize etme, potansiyalize olma, potentialisation, potentialization, supra-additif etkileşme, supra-aditif etkileşme, supraadditif etkileşme, supraaditif etkileşme
potansiyalize etme:
Bakınız: potansiyalizasyon
potansiyalize olma:
Bakınız: potansiyalizasyon
potansiyel:
gizil
potansiyel ara konak:
Bakınız: paratenik konak
potansiyel ara konakçı:
Bakınız: paratenik konak
potassium:
Bakınız: potasyum
potassium bitartrate:
Bakınız: cremor tartari
potassium channel:
potasyum iyonlarının sinir, kas ve salgı hücrelerinde geçiş düzenini sağlayan, düşük voltajlı protein kanalı Bkz. potasyum kanalları, potasyum kanalı
potassium channel blocker:
potasyum kanalları aracılığıyla potasyum iyonlarının hareketini önleyen bir ilaç grubu;

Hücre membranının repolarizasyonunun uzamasına neden olur ve antiaritmik ilaç olarak kullanılır. Bkz. potasyum kanal blokerleri, potasyum kanal blokörleri, potasyum kanal blokeri, potasyum kanal blokörü
potassium nitrate paper:
niter paper, saltpeter paper Bkz. niter paper, saltpeter paper
potasyum:
atom numarası 19, atom ağırlığı 39.0983 olan, doğada bol miktarda bulunan, ancak her zaman bileşik halinde olan, alkali bir metalik element Bkz. kalium, potassium
potasyum hidroksit:
Bakınız: KOH
Ezber Modu: Açık
?
Ezber modu, kategorideki terimlerin açık yazılıp, anlamlarının gizlendiği, böylece sayfanın ezber kartı olarak kullanılmasını sağlayan yeni bir uygulamadır.
Kategori başlığının sağ yanında göreceğiniz butona tıklayarak ezber modunu açıp kapatabilirsiniz.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun açık olduğunu gösterir.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun kapalı olduğunu gösterir.
Ezber modu, varsayılan olarak açık gelir. Bu modu kullanmak istemiyorsanız, butona tıklayarak bir kez kapatmanız yeterlidir. Sonraki sayfalarda seçiminiz hatırlanarak, tekrar tekrar seçim yapmanıza gerek kalmayacaktır.
Ezber modu kapalı iken kategori sayfası "terim: terim açıklaması" şeklinde sıralı bir kitap gibi görünmektedir. Ezber modu açık iken sadece "terim: " gözükür, karşısında yer alması gereken açıklama gözükmez.
Terime veya açıklama olması gereken boş alana tıklanınca açıklama görünür hale gelir. Ayrıca, link aktif hale geldiğinden, artık terim üzerine tıklanınca, o terimin detay sayfasına ulaşılabilir.
A
B
C
D
E
F
G
H
İ
J
K
L
M
N
O
P
Q
R
S
T
U
V
W
X
Y
Z