logo
Tıbbi Terimler
prediabetes:
Bakınız: prediyabet
predictive:
Bakınız: prediktif
predictive value:
Bakınız: prediktif
predictor:
Bakınız: Prediktör
prediktif:
öngörü, tahmini, kestirimci Bkz. kestirim değeri, kestirim gücü, öngörü değeri, öngörü gücü, P değeri, predictive, predictive value, prediktif değer, P value, tahmin değeri
prediktif değer:
Bakınız: prediktif
prediktör:
tahmin edici, öngörücü, ön gördürücü, belirleyici, kahin Bkz. Predictor
predispose:
Bakınız: Predispoze
predisposing:
Bakınız: Predispozan
predisposing cause:
özel koşulların yol açtığı ve hastalık yatkınlığının bulunduğu kişilerde etken neden
predisposition:
Bakınız: Predispozisyon
predispozan:
yatkınlık yaratan, yatkınlaştıran, eğilimli kılan Bkz. Predisposing
predispoze:
yatkın, eğilimli Bkz. Predispose
predispozisyon:
yatkınlık, eğilim;
predispozan olma;
belirli koşulların oluşması durumunda bir hastalığın ortaya çıkmasına yol açan gizli durum;
belirli bir durumdan muzdarip olma;
belirli bir tutum sergileme veya belirli bir şekilde davranma eğilimi veya yatkınlığı Bkz. Predisposition
prediyabet:
Diyabet öncesi;
Gizli şeker;
Tip 2 Diyabetes Mellitus a ilerleme riski taşıyan, kan şekerinin hafif yükseldiği, glukoz intoleransı Bkz. gizli şeker, prediabetes, pre-diabetes, pre-diyabet
prednisolone:
(f) prednizolon, bir kortikosteroid türevi
prednisone:
(f) bir kortikosteroid türevi Bkz. Prednizon
predominant:
en güçlü veya ana unsur olarak mevcut; üstün, hakim
predorsal bundle:
Bakınız: tractus tectospinalis
preeclampsia:
Bakınız: preeklampsi
preeclampsia-eclampsia syndrome:
Bakınız: preeklampsi-eklampsi sendromu
preejection:
Bakınız: preejeksiyon
preejection phase:
preejeksiyon fazı; ejeksiyon öncesi dönemi Bkz. Preejeksiyon Fazı
preejeksiyon:
ejeksiyon öncesi; kalp atımı öncesi Bkz. preejection
preejeksiyon fazı:
Bakınız: Preejection Phase
preeklampsi:
genellikle gebeliğin 20. haftasından sonra ortaya çıkan, hipertansiyon, proteinüri, ödem veya böbrek/karaciğer gibi organlarda hasarla karakterize ciddi bir gebelik komplikasyonu Bkz. gebelik toksemisi, gebelik zehirlenmesi, gestosis, gestozis, preeclampsia, pre-eklampsi, toxemia of pregnancy
preeklampsi-eklampsi sendromu:
gebeliğin son döneminde ortaya çıkan ve hem nöbet geçirmeyen hem de nöbet geçiren evreleri kapsayan bir semptom grubu Bkz. gebelik toksemisi, gestosis, gestozis, preeclampsia-eclampsia syndrome
preeksitasyon:
1. pre-eksitasyon, erken uyarılma
2. Atriyal uyarıların ventrikülün tamamı veya bir kısmını veya ventriküler uyarıların atriyumların tamamını veya bir kısmını, sinüs uyarıların normal spesifik iletim sisteminden geçişinden daha kısa sürede uyarması Bkz. Pre-eksitasyon, Preexcitation, Pre-excitation
preexcitation:
Bakınız: Preeksitasyon
preextraction cast:
Bakınız: diagnostic cast
prefollicle cells:
fetüs ovaryum'unda bulunan germ hücreleri Bkz. parafollikül hücreleri, parafollikül hücresi
Preformation theory:
preformation
prefrontal bone:
Bakınız: pars nasalis ossis frontalis
prefrontal bone of von Bardeleben:
processus frontalis maxillae Bkz. processus frontalis maxillae
prefrontal kemik:
Bakınız: pars nasalis ossis frontalis
pregnancy:
Bakınız: gestation
pregnancy associated plasma protein a:
Bakınız: PAPP-A
pregnancy cell:
gebe kadınlarda hipofiz ön lobunda görülen kromofob hücre grubu Bkz. gebelik hücresi, hamilelik hücresi
pregnancy serum:
hamile kadından alınan kanın serumu
pregnancy tumor:
granuloma gravidarum
pregnancy-specific betaglobulin:
plasentadan salınan ve fonksiyonu bilinmeyen bir beta globulin
pregnandiyol:
Bakınız: Pregnanediol
pregnanediol:
Progesteronun inaktif bir metabolik ürünü olduğundan vücuttaki progesteron seviyelerini ölçmek için kullanılan bir metabolit Bkz. Pregnandiyol
pregnant:
Bakınız: gravid
preinterparietal bone:
bazen interparietal kemiğin ön yüzüne bağlı bulunan bir kemik Bkz. Goethe's bone
prekallikrein:
plazma kallikreininin proenzimi olan bir plazma proteini Bkz. Fletcher factor, Fletcher faktörü
Prekanseröz:
tedavi edilmezse kansere dönebilecek hücre, doku veya tıbbi durum Bkz. Pre-kanseröz, Pre-malign, Precancerous, Premalign
prekanseröz dermatoz:
siğiller, nevüsler veya diğer çıkıntılar gibi lezyonların kötü huylu dejenerasyona uğrama olasılığının yüksek olduğu bir dermatoz Bkz. precancerous dermatosis
prekapiller:
arteriyol ile kapiller damar arasındaki kesim
prekapiller arter:
Bakınız: Prekapiller
Ezber Modu: Açık
?
Ezber modu, kategorideki terimlerin açık yazılıp, anlamlarının gizlendiği, böylece sayfanın ezber kartı olarak kullanılmasını sağlayan yeni bir uygulamadır.
Kategori başlığının sağ yanında göreceğiniz butona tıklayarak ezber modunu açıp kapatabilirsiniz.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun açık olduğunu gösterir.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun kapalı olduğunu gösterir.
Ezber modu, varsayılan olarak açık gelir. Bu modu kullanmak istemiyorsanız, butona tıklayarak bir kez kapatmanız yeterlidir. Sonraki sayfalarda seçiminiz hatırlanarak, tekrar tekrar seçim yapmanıza gerek kalmayacaktır.
Ezber modu kapalı iken kategori sayfası "terim: terim açıklaması" şeklinde sıralı bir kitap gibi görünmektedir. Ezber modu açık iken sadece "terim: " gözükür, karşısında yer alması gereken açıklama gözükmez.
Terime veya açıklama olması gereken boş alana tıklanınca açıklama görünür hale gelir. Ayrıca, link aktif hale geldiğinden, artık terim üzerine tıklanınca, o terimin detay sayfasına ulaşılabilir.
A
B
C
D
E
F
G
H
İ
J
K
L
M
N
O
P
Q
R
S
T
U
V
W
X
Y
Z