logo
×
Tıbbi Terimler Sözlüğü
secondaries:
Bakınız: sekonder hastalık
secondary aldosteronism:
aşırı aldosteron salgılanmasını uyaran böbrek üstü bezi korteksi dışındaki karaciğer sirozu, nefrotik sendrom, kalp yetmezliği gibi bir hastalığına bağlı olarak gelişen ödemlerle karakterize aldosteronizm tablosu.
Secondary Amenorrhea:
ergenlik döneminden sonra cinsel olgunluk çağındaki kadında herhangi bir nedenle menstrüasyonunun olmaması Bkz. sekonder amenore
secondary anemia:
var olan bir hastalığın neden olduğu anemi Bkz. Sekonder Anemi
Secondary Attack Rate:
Bakınız: Sekonder Atak Hızı
secondary biliary cirrhosis:
kronik safra tıkanıklığı, konjenital atrezi veya yapışıklığa bağlı olarak oluşan siroz Bkz. sekonder bilier siroz, sekonder biliyer siroz
secondary brain vesicles:
embriyonun geç döneminde rhombensefalon ve prosensefalonun bölünmesiyle oluşan dört beyin vezikülü
secondary bronchitis:
bazı akut hastalıkların komplikasyonu olarak oluşan bronşit
secondary cancer:
Bakınız: sekonder kanser
secondary cataract:
iridosiklitis (iridocyclitis), kronik glokom veya retina yırtılmasına bağlı dejenerasyon gibi nedenlerle gelişen katarakt Bkz. sekonder katarakt, complicated cataract, komplike katarakt
secondary cause:
primer nedene desteklik eden ikincil etken
secondary center of ossification:
Bakınız: secondary ossification center
secondary constriction:
genetikte akrosentrik otozomal kromozomlarda kısa bacağın heterokromatik alanda daralma
secondary culture:
primer kültür ortamından alınan ve yeniden besiyerinde üretilen mikrorganizma Bkz. sekonder kültür
secondary cyst:
ikincil kist
secondary disease:
Bakınız: sekonder hastalık
secondary host:
Bakınız: ara konak
secondary infection:
Bakınız: sekonder enfeksiyon
secondary ossification center:
genellikle epifizde olmak üzere, punctum ossificationis primarium'dan daha sonra ortaya çıkan, kemik oluşumunun ikincil merkezi Bkz. centrum ossificationis secundarium, ikincil kemikleşme merkezi, punctum ossificationis secundarium, secondary center of ossification, secondary ossification point, secondary point of ossification, sekonder kemikleşme merkezi
secondary ossification point:
Bakınız: secondary ossification center
secondary pacemaker:
Bakınız: ectopic pacemaker
secondary palate:
damakın yan parçalarının birleşimiyle oluşan damak Bkz. sekonder damak
secondary point of ossification:
Bakınız: secondary ossification center
secondary ray:
birincil ışınların madde ile olan etkileşimleri sonucu oluşan ışınlar
secondary sensation:
sinestezi Bkz. synesthesia
secondary sex characters:
erkeklerde sakallar ve kadınlarda göğüsler gibi, ergenlik döneminde gelişen, erkeklere veya kadınlara özgü özellikler Bkz. ikincil cinsel karakter, ikincil cinsel karakterler, ikincil cinsiyet karakteri, ikincil cinsiyet karakterleri, ikincil seks karakteri, ikincil seks karakterleri, sekonder cinsiyet karakteri, sekonder cinsiyet karakterleri, sekonder seks karakteri, sekonder seks karakterleri
secondary spermatocyte:
primer spermatocyte'ten oluşan, 23 kromozom içeren ve mitoz bölünme ile iki spermatid oluşturan hücre Bkz. prespermatid
secondary suture:
enfeksiyon şüphesi veya varlığı sebebiyle veya primer sütürün bozulması sebebiyle yaranın tekrar dikilmesi Bkz. sekonder dikiş, sekonder sütür
secondary syphilis:
primer lezyonun görülmesinden 4-6 hafta sonra ortaya çıkan, yaygın deri ve mukoza lezyonları ve yaygın lenfadenopati ile belirgin, sifilizin ikinci evresi Bkz. sekonder sifiliz, sekonder sifilis
secondary telangiectasia:
güneş ışığı, venlerdeki varis ve bağ dokusu hastalıkları gibi derideki damar genişlemeleri ile ilişkili kılcal damar genişlemeleri
Secondary Thrombocythemia:
Bakınız: Sekonder Trombositoz
Secondary Thrombocytosis:
Bakınız: Sekonder Trombositoz
secondary thrombus:
çekirdek gibi bir pıhtı ile oluşan trombüs
secondary tuberculosis:
daha çok yetişkinlerde akciğerin apex ve üst loblarında yerleşim gösteren lenf düğümlerine yayılmayan tüberküloz Bkz. adult tuberculosis, postprimary tuberculosis, sekonder tüberküloz, reinfection tuberculosis
secondary tumor:
Bakınız: sekonder kanser
secondary tumour:
Bakınız: sekonder kanser
seconder villus:
trofoblastla kaplı bağ dokusunun çekirdeğine sahip koryonik villuların orta evresi
secondgeneration cephalosporins:
Bakınız: ikinci kuşak sefalosporinler
secreta:
salgı ürünleri
secretagogue:
1. salgı yapmayı uyaran
2. salgı yapmayı uyaran madde Bkz. secretogogue, sekretogog, sekretegog
secrete:
salgı yapmak Bkz. secernere, secretum
Secretin:
Bakınız: Sekretin
secretio:
salgılama, sekresyon
Secretogogue:
Bakınız: Secretagogue
secretoinhibitory:
salgılamayı inhibe eden
secretomotor:
salgılamayı uyaran Bkz. sekretomotor, sekretemotor
secretory:
salgılama ile ilgili, salgılamayı etkileyen
secretory capillaries:
mide paryetal bezlerinde olduğu gibi, komşu bez hücrelerinin arasına yerleşmiş oldukça mükemmel hücreler arası kanallar
secretory cyst:
normal salgı birikmesine bağlı olarak oluşan kist Bkz. sekretuar kist, salgı kisti
secretory vesicles:
condensing vacuoles
Ezber Modu: Açık
?
Ezber modu, kategorideki terimlerin açık yazılıp, anlamlarının gizlendiği, böylece sayfanın ezber kartı olarak kullanılmasını sağlayan yeni bir uygulamadır.
Kategori başlığının sağ yanında göreceğiniz butona tıklayarak ezber modunu açıp kapatabilirsiniz.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun açık olduğunu gösterir.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun kapalı olduğunu gösterir.
Ezber modu, varsayılan olarak açık gelir. Bu modu kullanmak istemiyorsanız, butona tıklayarak bir kez kapatmanız yeterlidir. Sonraki sayfalarda seçiminiz hatırlanarak, tekrar tekrar seçim yapmanıza gerek kalmayacaktır.
Ezber modu kapalı iken kategori sayfası "terim: terim açıklaması" şeklinde sıralı bir kitap gibi görünmektedir. Ezber modu açık iken sadece "terim: " gözükür, karşısında yer alması gereken açıklama gözükmez.
Terime veya açıklama olması gereken boş alana tıklanınca açıklama görünür hale gelir. Ayrıca, link aktif hale geldiğinden, artık terim üzerine tıklanınca, o terimin detay sayfasına ulaşılabilir.
A
B
C
D
E
F
G
H
İ
J
K
L
M
N
O
P
Q
R
S
T
U
V
W
X
Y
Z