logo
×
Tıbbi Terimler Sözlüğü
Prognosis:
Bakınız: Prognoz
prognosis scoring system:
prognoz skorlama sistemi
prognostik:
öngörümsel, prognoz belirleyici
prognoz:
öngörüm; bir hastalığın muhtemel seyri ve sonucunun tahmini; bir hastalıktan kurtulma olasılığı Bkz. Prognosis
program:
izlence
programmed cell death:
programlanmış hücre ölümü
Progranulocyte:
Bakınız: Promiyelosit
progres:
ilerleme, izlem Bkz. progress
progresif:
1. ilerleyen, ilerleyici.
2. kapsamı veya şiddeti artan. Bkz. ilerleyici, progressive
progresive muscular atrophy:
Bakınız: creeping palsy
progress:
Bakınız: progresyon
progressive:
(onk, rt) ilerleyici mültifokal lökoensefalopati (santral sinir sisteminin kemoterapi verilmesinden ve ışınlamasından sonra görülen ensefalopatisi)
progressive bulbar palsy:
beyin sapının motor çekirdeğindeki lezyonlara bağlı olarak dudak, dil ağız ve farinks kaslarındaki ilerleyici paralizi ve atrofi.

Bu hastalık kronik, genellikle fetal, geç erişkin yıllarda görülen fakat genç erişkinlerde amyotrophic lateral sclerosis, syringobulbia veya multiple sklerosis'le birliktedir. Bkz. progressive bulbar palsy of childhood, Brown-Violetto-van Laere syndrome
progressive bulbar palsy of childhood:
Bakınız: progressive bulbar palsy
progressive cerebellar tremor:
Hunt s syndrome
progressive muscular atrophy:
omuriliğin ön boynuz hücrelerinde oluşan dejenerasyonuna bağlı kol ve bacak kaslarında ilerleyici seyir gösteren atrofi
progressive systemic sclerosis:
systemic scleroderma
progresyon:
ilerleme, gelişme; daha gelişmiş bir duruma doğru kademeli olarak gelişme veya ilerleme süreci Bkz. progress
proinflamatuar:
inflamasyon sürecini başlatan, teşvik eden veya artıran etken Bkz. proinflammatory
proinflammatory:
Bakınız: proinflamatuar
projectile vomiting:
fışkırır tarzda kusma; kusmanın büyük bir güçle dışarı atılması Bkz. fışkırır tarzda kusma, projektil kusma
Projection:
Bakınız: Projeksiyon
projeksiyon:
tasarım, yansıtma, izdüşüm, çıkıntı, planlama, proje Bkz. Projection
projeksiyon formülleri:
Bakınız: İzdüşüm Formülleri
Projektil Kusma:
Bakınız: projectile vomiting
prokainamid:
aritmi tedavisinde, hidroklorür tuzu formunda, oral, İM veya İV uygulanan bir kalp depresanı Bkz. procainamide
prokalsitonin:
tiroit bezi, akciğer ve karaciğer tarafından üretilen kalsitonin adlı hormonun üretiminde rol oynayan bir bileşen olup vücutta iltihabi reaksiyonların ortaya çıkmasını takiben kanda yükselen, sıklıkla bakteriyel enfeksiyon şüphesi varlığında ve hayati tehlike oluşturan sepsis vakalarında kullanılan peptitlerden biri Bkz. Pct, Pct Testi, Procalcitonin, Prokalsitonin Testi
Prokalsitonin Testi:
Bakınız: Prokalsitonin
prokarbazin:
Non-klasik alkilleyici ilaçlar grubundan bir antineoplastik
prokaryot:
hücrelerinin her birinde genetik materyalin tek bir DNA zincirinde bulunduğu ve bir nükleus içinde bulunmadığı organizma Bkz. prokaryote, procaryote
prokaryot alemi:
Bakınız: Prokaryota
prokaryot hücresi:
Bakınız: prokaryotic cell
Prokaryota:
taksonomik sınıflandırmada, gerçek nükleusa sahip olmayan, tüm tek hücreli organizmaları kapsayan bir alem Bkz. Monera, Procaryotae, Prokaryotlar, prokaryot alemi
Prokaryote:
Bakınız: Prokaryot
prokaryotic cell:
tipik bir nükleusu olmayan hücre Bkz. prokaryote, prokaryot, prokaryot hücresi, prokaryotik hücre
prokaryotik hücre:
Bakınız: prokaryotic cell
Prokaryotlar:
Bakınız: Prokaryota
prokoagülan:
pıhtılaşma öncüsü
Proksimal:
Bakınız: Proximal
proksimal interfalangeal eklem:
Bakınız: articulatio interphalangea proximalis
proksimal interfalengeal eklem:
Bakınız: articulatio interphalangea proximalis
proksimal karpal kemikler:
el bileğini oluşturan sekiz küçük karpal kemikten gövdeye (önkola) en yakın olan dört kemik; Skafoid, Lunat, Triquetrum, Pisiforme Bkz. SLTP, karpal kemiklerin proksimal sırası, proksimal sıra karpal kemikler, proximal row of carpal bones
proksimal radioulnar eklem:
Bakınız: articulatio radioulnaris proximalis
proksimal sıra karpal kemikler:
Bakınız: proksimal karpal kemikler
prolactin:
Bakınız: prolaktin
prolactin cell:
Bakınız: lactotroph cell
prolaktin:
ön hipofiz bezinden salgılanan, meme dokusunun büyümesini destekleyen, doğum sonrası süt üretimini uyaran ve sürdüren hormon Bkz. PRL, galactopoietic hormone, galaktopoietik hormon, lactation hormone, lactogenic hormone, lactotropin, laktasyon hormonu, laktogenik hormon, laktotropin, mammotropic factor, mammotropic hormone, mammotropik faktör, mammotropik hormon, prolactin
prolaktin hücresi:
Bakınız: lactotroph cell
prolapsed uterus:
vagina'ya sarkan uterus
prolapsus:
sarkma
Ezber Modu: Açık
?
Ezber modu, kategorideki terimlerin açık yazılıp, anlamlarının gizlendiği, böylece sayfanın ezber kartı olarak kullanılmasını sağlayan yeni bir uygulamadır.
Kategori başlığının sağ yanında göreceğiniz butona tıklayarak ezber modunu açıp kapatabilirsiniz.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun açık olduğunu gösterir.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun kapalı olduğunu gösterir.
Ezber modu, varsayılan olarak açık gelir. Bu modu kullanmak istemiyorsanız, butona tıklayarak bir kez kapatmanız yeterlidir. Sonraki sayfalarda seçiminiz hatırlanarak, tekrar tekrar seçim yapmanıza gerek kalmayacaktır.
Ezber modu kapalı iken kategori sayfası "terim: terim açıklaması" şeklinde sıralı bir kitap gibi görünmektedir. Ezber modu açık iken sadece "terim: " gözükür, karşısında yer alması gereken açıklama gözükmez.
Terime veya açıklama olması gereken boş alana tıklanınca açıklama görünür hale gelir. Ayrıca, link aktif hale geldiğinden, artık terim üzerine tıklanınca, o terimin detay sayfasına ulaşılabilir.
A
B
C
D
E
F
G
H
İ
J
K
L
M
N
O
P
Q
R
S
T
U
V
W
X
Y
Z