logo
Tıbbi Terimler
intrensek:
İç kaynaklı, vücudun veya organın kendi yapısından gelen, kendi içinde doğan, içsel, ekstrensek karşıtı Bkz. İntrinsic, İntrinsik
intrensek faktör:
Bakınız: intrinsik faktör
İntrensek Sempatomimetik Aktivite:
Parsiyel agonist etkisi olan bir beta-blokerin, beta-adrenerjik reseptörleri duruma göre uyarma veya uyarılmasını engelleme özelliği Bkz. İntrinsik Sempatomimetik Aktivite, İsa
intrinsic:
Intrinsik
intrinsic asthma:
kronik veya tekrarlayan enfeksiyonlara bağlı içsel astım Bkz. intrinsik astım, intrinsik asthma
intrinsic birefringence:
Bakınız: Crystalline Birefringence
intrinsic factor:
Bakınız: intrinsik faktör
intrinsic pathway:
Bakınız: intrinsik yol
intrinsic pathway of coagulation:
Bakınız: intrinsik yol
intrinsik:
içsel
intrinsik asthma:
Bakınız: intrinsic asthma
intrinsik astım:
Bakınız: intrinsic asthma
intrinsik faktör:
eksikliği pernisiyöz anemiye yol açan, mide bezlerinin parietal hücreleri tarafından salgılanan ve siyanokobalaminin (B12 vitamini) emilimi için gerekli olan bir glikoprotein Bkz. entrensek faktör, İF, intrensek faktör, intrinsic factor
intrinsik pıhtılaşma yolu:
Bakınız: intrinsik yol
intrinsik sempatomimetik aktivite:
Bakınız: İntrensek Sempatomimetik Aktivite
intrinsik yol:
faktör XII'nin temas yoluyla aktivasyonuyla başlayan ve fibrin oluşumuna yol açan bir dizi reaksiyon Bkz. intrinsik pıhtılaşma yolu, intrinsic pathway of coagulation, intrinsic pathway, pıhtılaşmanın intrinsik yolu
intron:
Gen içinde transkribe edilen ancak genin translasyonundan önce kesip çıkartılan nükleotit dizisi. Bkz. ayrıca Ekson.
introversion:
  1. bir organın az çok tamamen dışa dönük hale gelmesi veya bunun sonucunda ortaya çıkan durum.
  2. psikolojide; kişinin kendine aşırı odaklanması, dış dünyaya olan ilgisinin azalması.
Bkz. içe dönüklük, introversiyon
introversiyon:
Bakınız: introversion
intruded tooth:
diş etine doğru zorla itilmiş ve yokmuş gibi görünen bir diş

Genellikle bir ay içinde normal konumuna geri döner. Bkz. içeri itilmiş diş
intubation:
Bakınız: Tubage
intumescent cataract:
lens proteininde ozmotik nedenlerle genişlemenin olması Bkz. intümesan katarakt, entümesan katarakt
intumescentia cervicalis:
medulla spinalisin boyun bölgesinde görülen simetrik ve iğ şeklindeki kalınlaşması Bkz. cervical enlargement, cervical enlargement of spinal cord, intumesensiya servikalis, omuriliğin servikal genişlemesi, servikal genişleme, servikal şişkinlik
intumescentia lumbalis:
Bakınız: intumescentia lumbosacralis
intumescentia lumbosacralis:
medulla spinalisin alt ekstremiteleri innerve eden sinirlerin çıktığı lomber ve sakral bölgedeki kalınlaşmış ve genişlemiş kısmı Bkz. intumescentia lumbalis, intumesensiya lumbalis, lumbosakral genişleme, lumbosakral omurilik genişlemesi, lumbosakral şişkinlik, intumesensiya lumbosakralis, lumbal enlargement, lumbal enlargement of spinal cord, lumbal genişleme, lumbal omurilik genişlemesi, lumbal şişkinlik, lumbosacral enlargement, lumbosacral enlargement of spinal cord
intumescentia tympanica:
Bakınız: Tympanic Swelling
intumesensiya lumbalis:
Bakınız: intumescentia lumbosacralis
intumesensiya lumbosakralis:
Bakınız: intumescentia lumbosacralis
intumesensiya servikalis:
Bakınız: intumescentia cervicalis
intusepsiyon:
Bakınız: intussusception
intussepsiyon:
Bakınız: intussusception
intussusception:
bağırsağın bir bölümünün teleskop gibi komşu bir bölüme doğru invajinasyonu Bkz. bağırsak düğümlenmesi, intusepsiyon, intussepsiyon, intususepsiyon
intususepsiyon:
Bakınız: intussusception
intümesan katarakt:
Bakınız: intumescent cataract
inulin clearance:
Bakınız: inülin klirensi
inülin:
bazı bitkilerin rizomunda bulunan ve hidroliz edildiğinde fruktoz veren bir nişasta türü Bkz. alant starch, alantin, dahlin
inülin klerensi:
Bakınız: inülin klirensi
inülin klirensi:
inülinin su ile serbestçe süzülmesi, tübül duvarlarından atılmaması ve yeniden emilmemesi nedeniyle, Glomerüler Filtrasyon Hızının doğru bir ölçüsü Bkz. inulin clearance, inülin klerensi
invaginasyon:
Bakınız: İnvajinasyon
invagination:
Bakınız: İnvajinasyon
invajinasyon:
içe doğru kıvrılma; bir parçanın diğerine dahil edilmesi süreci Bkz. invagination, invaginasyon
invasion:
Bakınız: İnvazyon
invasive:
Bakınız: invaziv
invazif:
Bakınız: invaziv
invaziv:
1. Çevre dokulara ulaşan veya onları ele geçiren (invazyon yapan).
2. Derinin delinmesi veya kesilmesi veya vücuda bir aletin sokulması veya yabancı maddenin enjekte edilmesiyle ilgili tanı tekniği (invaziv girişim) Bkz. invasive, invazif
İnvazyon:
1. Bir hastalığın başlangıcı veya yayılması.
2. Kötü huylu bir neoplazmın komşu dokuya infiltrasyon veya yıkım yoluyla lokal yayılması; epitelyal neoplazmlar için invazyon, epitel bazal membranının altına infiltrasyonu ifade eder.
3. İltihaplanma durumunda polimorfonükleer lökositler gibi yabancı hücrelerin bir dokuya girmesi. Bkz. İnvasion
invers psöriyaz:
Bakınız: ters psöriazis
invers psöriyazis:
Bakınız: ters psöriazis
invers sedef:
Bakınız: ters psöriazis
invers sedef hastalığı:
Bakınız: ters psöriazis
Ezber Modu: Açık
?
Ezber modu, kategorideki terimlerin açık yazılıp, anlamlarının gizlendiği, böylece sayfanın ezber kartı olarak kullanılmasını sağlayan yeni bir uygulamadır.
Kategori başlığının sağ yanında göreceğiniz butona tıklayarak ezber modunu açıp kapatabilirsiniz.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun açık olduğunu gösterir.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun kapalı olduğunu gösterir.
Ezber modu, varsayılan olarak açık gelir. Bu modu kullanmak istemiyorsanız, butona tıklayarak bir kez kapatmanız yeterlidir. Sonraki sayfalarda seçiminiz hatırlanarak, tekrar tekrar seçim yapmanıza gerek kalmayacaktır.
Ezber modu kapalı iken kategori sayfası "terim: terim açıklaması" şeklinde sıralı bir kitap gibi görünmektedir. Ezber modu açık iken sadece "terim: " gözükür, karşısında yer alması gereken açıklama gözükmez.
Terime veya açıklama olması gereken boş alana tıklanınca açıklama görünür hale gelir. Ayrıca, link aktif hale geldiğinden, artık terim üzerine tıklanınca, o terimin detay sayfasına ulaşılabilir.
A
B
C
D
E
F
G
H
İ
J
K
L
M
N
O
P
Q
R
S
T
U
V
W
X
Y
Z