logo
Tıbbi Terimler
inaktivasyon:
hareketsizlik, etkisizlik, çalışmazlık
inappetence:
iştahsızlık, iştah kaybı Bkz. iştah kaybı, iştahsızlık
inborn reflex:
şartlı olmayan refleks
incarial bone:
os interparietale, interparietale bone Bkz. os interparietale, interparietale bone
incasing cell:
Bakınız: cover cell
ince bağırsak:
duodenum, jejunum ve ileum adlı üç parçadan oluşan, sindirim sisteminin mide ile çekum arasında kalan bölümü Bkz. ince barsak, incebarsak, incebağırsak, intestinum tenue, small bowel, small intestine
ince bağırsak villusu:
Bakınız: villus intestinalis
ince barsak:
Bakınız: ince bağırsak
ince hastalık:
Bakınız: tüberküloz
ince iğne aspirasyon biyopsisi:
Bakınız: aspirasyon biyopsisi
ince iğne aspirasyonu:
Bakınız: aspirasyon biyopsisi
ince iğne transhepatik kolanjiyografi:
çok ince, son derece esnek bir çelik iğne vasıtasıyla gerçekleştirilen transhepatik kolanjiyografi Bkz. fine needle transhepatic cholangiography, FNTC, ince iğneli transhepatik kolanjiyografi
ince iğneli transhepatik kolanjiyografi:
Bakınız: ince iğne transhepatik kolanjiyografi
ince raller:
inspirasyonun sonunda duyulan, öksürünce kaybolmayan, kısa süreli yüksek volümlü çıtırtı benzeri ince sesler Bkz. fine crackles, Fine Crackels
incebağırsak:
Bakınız: ince bağırsak
incebağırsak villusu:
Bakınız: villus intestinalis
incebarsak:
Bakınız: ince bağırsak
incidence:
insidans; sıklık; belirli bir hastalığa ait yeni vakaların ortaya çıkış sıklığı
incidence rate:
belli bir süre boyunca bir nüfus içindeki yeni vakaların oranını ifade eden kesir
incidency:
Bakınız: insidans
incidental parasite:
Bakınız: accidental parasite
incik:
Bakınız: Baldır
incipient cataract:
Bakınız: immature cataract
İncir Dermatiti:
Ham incir veya incir yapraklarının sütü ile temas eden deride UVA etkisiyle ortaya çıkan, Furokumarin adlı ışığa duyarlandırıcı bir madde sebebiyle meydana gelen fototoksik bir reaksiyondur. Bkz. dermatitis figus carica
incised wound:
kesici bir aletle oluşmuş yara
incision:
(c) ensizyon
incisional biopsy:
Bakınız: İnsizyonel Biyopsi
incisional hernia:
Bakınız: insizyonel herni
incisive bone:
Bakınız: os premaxillare
incisive canal cyst:
nazopalatin kanalın epitel kalıntılarının çoğalmasından kaynaklanan, kesici kanal (canalis incisivus) içinde veya yakınında oluşan, maksiller gelişim kistlerinden en sık görüleni Bkz. median anterior maxillary cyst, nasopalatine duct cyst
incisive papilla:
Bakınız: papilla incisiva
incisive suture:
Bakınız: Sutura İncisiva
incisor:
1. kesici, kesmeye uygun.
2. kesici diş (incisor tooth, dens incisivus) Bkz. kesici
incisor teeth:
Bakınız: dens incisivus
incisor tooth:
Bakınız: dens incisivus
incisors:
Bakınız: dens incisivus
incisura:
1. Herhangi bir yapının kenarındaki girinti.
2. Doğrusal bir çizimde pozitif veya negatif, kısa, dar, V şeklinde herhangi bir sapma. Bkz. çentik, notch, emargination, incisure, incissura
incisura angularis:
midenin küçük eğriliğinde (curvatura minor) bulunan, mide gövdesi (corpus) ile antrum (pilor) arasındaki birleşme noktasını işaretleyen anatomik bir çentik Bkz. angular incisure
incisura frontalis:
os frontalenin margo supraorbitalis adlı kenarında bulunan küçük çentik Bkz. frontal çentik, frontal notch
incisura ischiadica major:
os coxae'nin arka kenarında, spina iliaca posterior inferior ile spina ischiadica arasında yer alan geniş, derin konkav girinti Bkz. büyük siyatik çentik, grande incisure ischiatique, greater sciatic notch
incisura ischiadica minor:
ischium'un arka kenarında, spina ischiadica'nın altında yer alan konkav kemik girinti Bkz. küçük siyatik çentik, lesser sciatic notch, small sciatic notch
incisura jugularis:
1. Sternumun üst kenarındaki büyük çentik (incisura jugularis sternalis).
2. Temporal kemiğin petröz kısmının juguler çentiği (incisura jugularis ossis temporalis)
3. Oksipital kemiğin juguler çentiği (incisura jugularis ossis occipitalis) Bkz. juguler çentiği, juguler çentik, jugular incissure
incisura jugularis ossis occipitalis:
oksipital kemiğin juguler çentiği Bkz. jugular notch of occipital bone
incisura jugularis ossis temporalis:
foramen jugularenin bir sınırını oluşturan, temporal kemiğin petrous kısmındaki çentik Bkz. jugular notch of petrous part of temporal bone, temporal kemiğin petroz kısmının juguler çentiği
incisura jugularis sternalis:
sternumun üst kenarındaki büyük çentik Bkz. suprasternal notch, interclavicular notch, presternal notch, sternal notch, jugular notch of sternum, incisura jugularis sterni
incisura jugularis sterni:
Bakınız: incisura jugularis sternalis
incisura mastoidea:
kulak arkasındaki kemikli çıkıntının (mastoid çıkıntı) iç kısmında yer alan derin bir oyuk Bkz. mastoid çentiği, mastoid çentik, digastrik çentik, digastrik oluk, mastoid notch
incisura nasalis:
(maxilla kemiğinde) Nazal girinti
incisura parietalis:
temporal kemiğin skuamöz parçası ile mastoid parçası arasında oluşan, kafatasının lateralinde yer alan "V" şeklindeki bir çentik Bkz. parietal notch, paryetal çentik
incisura pterygoidea:
Bakınız: fissura pterygoidea
Ezber Modu: Açık
?
Ezber modu, kategorideki terimlerin açık yazılıp, anlamlarının gizlendiği, böylece sayfanın ezber kartı olarak kullanılmasını sağlayan yeni bir uygulamadır.
Kategori başlığının sağ yanında göreceğiniz butona tıklayarak ezber modunu açıp kapatabilirsiniz.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun açık olduğunu gösterir.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun kapalı olduğunu gösterir.
Ezber modu, varsayılan olarak açık gelir. Bu modu kullanmak istemiyorsanız, butona tıklayarak bir kez kapatmanız yeterlidir. Sonraki sayfalarda seçiminiz hatırlanarak, tekrar tekrar seçim yapmanıza gerek kalmayacaktır.
Ezber modu kapalı iken kategori sayfası "terim: terim açıklaması" şeklinde sıralı bir kitap gibi görünmektedir. Ezber modu açık iken sadece "terim: " gözükür, karşısında yer alması gereken açıklama gözükmez.
Terime veya açıklama olması gereken boş alana tıklanınca açıklama görünür hale gelir. Ayrıca, link aktif hale geldiğinden, artık terim üzerine tıklanınca, o terimin detay sayfasına ulaşılabilir.
A
B
C
D
E
F
G
H
İ
J
K
L
M
N
O
P
Q
R
S
T
U
V
W
X
Y
Z