logo
×
Tıbbi Terimler Sözlüğü
juvenile chorea:
Bakınız: Sydenham koresi
juvenile laryngeal papillomatosis:
hava yolunda daralmaya yol açan ve çoklu eksizyonlar gerektiren, larinks ve trakeada benign skuamöz hücreli, yineleyen papillomalar Bkz. recurrent respiratory papilloma
juvenile muscular atrophy:
çocuk ve gençlerde kas atrofisi ile karakterize kalıtsal bir hastalık Bkz. Kugelberg-Welander syndrome
juvenile paralysis agitans:
nadir görülen, yavaş ilerleyen, erken başlangıçlı (5-15 yaş) bir Parkinson hastalığı türü Bkz. juvenil paralizi ajitans, juvenile paralysis agitans of Hunt
juvenile paralysis agitans of Hunt:
Bakınız: juvenile paralysis agitans
juvenile periodontitis:
Bakınız: periodontosis
juvenile polyposis syndrome:
Bakınız: juvenil polipozis sendromu
juvenile xanthogranuloma:
tek veya çok sayıda, kırmızı ve sarı tonlarında papüller ve nodüllerle karakterli, çocuklarda görülen bir hastalık. Bkz. juvenil ksantogranülom
juvenile-onset diabetes:
Bakınız: tip 1 diyabet
juxta:
önek; yakınında, yanında (örneğin: juxtaglomerüler hücreler)
juxta-articular:
eklem yanında
juxtrapapillary choroiditis:
discus opticus yakınında choroiditis Bkz. jukstapapiller koroidit, jukstapapiler koroidit
jüvenil kore:
Bakınız: Sydenham koresi
jüvenil korea:
Bakınız: Sydenham koresi
K antigen:
Salmonella ve pnomokoksik kapsüler antijenler gibi hücre duvarının dış yüzeyine karşı oluşan bir bakteryal kapsüler antijen Bkz. K Antijeni
K Antijeni:
Bakınız: K antigen
K cells:
1. killer cells
2. duodenum ve jejunum mukozasından gastric inhibitory polypeptide salgılayan hücreler Bkz. K hücreleri, K hücresi, killer cell, killer cells
K hücre:
Bakınız: killer cells
K hücreler:
Bakınız: killer cells
K hücreleri:
Bakınız: K cells
K hücresi:
Bakınız: K cells
K vitamini:
yağda çözünen, yeşil yapraklı sebzelerde ve bazı hayvansal ürünlerde bulunan ve bağırsak bakterileri tarafından üretilen, kanın pıhtılaşmasında önemli rol oynayan bir vitamin Bkz. vitamin-K
K vitamini bağımlı faktörler:
Bakınız: K vitamini bağımlı proteinler
K vitamini bağımlı pıhtılaşma faktörleri:
Bakınız: K vitamini bağımlı proteinler
K vitamini bağımlı proteinler:
faktör II, faktör VII, faktör IX ve faktör X'dan oluşan, karaciğerde üretilen bir grup pıhtılaşma faktörü proenzimleri Bkz. K vitamini bağımlı faktörler, K vitamini bağımlı pıhtılaşma faktörleri, vitamin K-dependent proteins, vitamin-K bağımlı faktörler, vitamin-K bağımlı proteinler, vitamin-K bağımlı pıhtılaşma faktörleri
K. pneumonia:
Bakınız: Klebsiella pneumonia
K+ tutucu diüretikler:
Bakınız: Potasyum Tutucu Diüretikler
K1 vitamini:
1. Yapraklı yeşil sebzelerde bulunan ve vücut tarafından protrombin sentezinde kullanılan sarı, visköz bir yağ. Filoquinone olarak da adlandırılır.
2. Bazı pıhtılaşma bozukluklarının tedavisinde ve yenidoğanlarda hemorajik hastalığın önlenmesinde kullanılan bu vitaminin sentetik bir analogu. Veteriner hekimlikte, antikoagülan rodentisitlerle zehirlenmenin panzehiri olarak kullanılır. Fitonadion olarak da bilinir. Bkz. vitamin-K1, filoquinone, filokinon, fitonadion, fitonadiyon
K2 vitamini:
Menakinon olarak da adlandırılan, karaciğerde ve diğer hayvansal ürünlerde ve bazı fermente gıdalarda bulunan ve vücutta bağırsak bakterileri tarafından sentezlenen çeşitli yağda çözünen bileşiklerden biri Bkz. Menakinon, vitamin-K2
K3 vitamini:
Bakınız: Menadion
Kaba doğum hızı:
bin nüfus başına düşen canlı doğum sayısı
kaba et:
Bakınız: buttock
kaba ölüm hızı:
bir coğrafi bölgede bir yılda meydana gelen ölüm sayısının, yıl içinde o bölgedeki ortalama nüfusa bölünmesiyle elde edilen oran Bkz. Crude Death Rate
kaba ral:
Bakınız: kaba raller
kaba raller:
büyük hava yollarındaki sekresyonlara bağlı olarak duyulan, gargara sesine benzeyen, kuvvetli öksürük ile kaybolan, akut pnömoninin rezolüsyon döneminde duyulabilen raller Bkz. coarse crackle, coarse crackles, kaba ral, coarse crackel, coarse crackels
Kaba Tremor:
Bakınız: Coarse Tremor
kabakulak aşısı:
Bakınız: Mumps Virus Vaccine
kabakulak virüsü:
Bakınız: Mumps Virus
Kabarcık:
Bakınız: bül
kabartı:
Bakınız: papilla
kabız:
Bakınız: constipated
Kabızlık:
Bakınız: konstipasyon
kabuk şoku:
posttravmatik stress bozukluğu için kullanılan eski bir terim Bkz. shell shock
kabuklanmış sistit:
Bakınız: incrusted cystitis
kabuklu sistit:
Bakınız: incrusted cystitis
Kabuklu Uyuz:
Bakınız: Norveç uyuzu
kabuklular:
Bakınız: crustacea
Kaburga:
Bakınız: os costale
kaburga açısı:
Bakınız: Angulus Costae
kaburga altı:
Bakınız: subkostal
Ezber Modu: Açık
?
Ezber modu, kategorideki terimlerin açık yazılıp, anlamlarının gizlendiği, böylece sayfanın ezber kartı olarak kullanılmasını sağlayan yeni bir uygulamadır.
Kategori başlığının sağ yanında göreceğiniz butona tıklayarak ezber modunu açıp kapatabilirsiniz.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun açık olduğunu gösterir.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun kapalı olduğunu gösterir.
Ezber modu, varsayılan olarak açık gelir. Bu modu kullanmak istemiyorsanız, butona tıklayarak bir kez kapatmanız yeterlidir. Sonraki sayfalarda seçiminiz hatırlanarak, tekrar tekrar seçim yapmanıza gerek kalmayacaktır.
Ezber modu kapalı iken kategori sayfası "terim: terim açıklaması" şeklinde sıralı bir kitap gibi görünmektedir. Ezber modu açık iken sadece "terim: " gözükür, karşısında yer alması gereken açıklama gözükmez.
Terime veya açıklama olması gereken boş alana tıklanınca açıklama görünür hale gelir. Ayrıca, link aktif hale geldiğinden, artık terim üzerine tıklanınca, o terimin detay sayfasına ulaşılabilir.
A
B
C
D
E
F
G
H
İ
J
K
L
M
N
O
P
Q
R
S
T
U
V
W
X
Y
Z