logo
×
Tıbbi Terimler
indirect rays:
katod ışını tüpü camının yüzeyinde oluşan ışınlar
indirect transfusion:
uygun taşıyıcıda korunmuş ve daha önce vericiden alınmış kanın hastaya transfüzyonu Bkz. indirekt transfüzyon, mediate transfusion
İndirekt Ballotman:
Bakınız: Abdominal Ballottement
indirekt bilirübin:
Bakınız: Unconjugated Bilirubin
indirekt Coombs testi:
kan grubu uyumunun kontrol edilmesinde veya transfüzyon reaksiyonunun araştırılmasında rutin olarak yapılan Coombs testi tipi Bkz. dolaylı Coombs testi, indirect Coombs test
İndirekt Fıtık:
Bakınız: indirekt inguinal herni
İndirekt Göz Işık Refleksi:
Bakınız: İndirekt Pupiller Refleks
indirekt herni:
Bakınız: indirekt inguinal herni
İndirekt Işık Refleksi:
Bakınız: İndirekt Pupiller Refleks
indirekt inguinal herni:
karın zarının ve fıtık kesesinin içerdiği organların, kasıktaki iç halkadan skrotuma doğru uzantı yaptığı inguinal herni Bkz. indirekt fıtık, indirekt herni, indirekt kasık fıtıkları, indirekt kasık fıtığı
İndirekt Kasık Fıtığı:
Bakınız: indirekt inguinal herni
İndirekt Kasık Fıtıkları:
Bakınız: indirekt inguinal herni
indirekt oskültasyon:
organda oluşan sesleri stetoskop aracılığı ile dinleme. Bkz. Dolaylı Oskültasyon, İmmediate Auscultation, İndirect Auscultation
İndirekt Pupil Refleksi:
Bakınız: İndirekt Pupiller Refleks
İndirekt Pupilla Işık Refleksi:
Bakınız: İndirekt Pupiller Refleks
İndirekt Pupilla Refleksi:
Bakınız: İndirekt Pupiller Refleks
İndirekt Pupiller Işık Refleksi:
Bakınız: İndirekt Pupiller Refleks
İndirekt Pupiller Refleks:
bir göze ışık tutulduğunda karşı taraf gözde miyozis olması şeklindeki pupiller refleks Bkz. İndirekt Göz Işık Refleksi, İndirekt Işık Refleksi, İndirekt Pupilla Işık Refleksi, İndirekt Pupilla Refleksi, İndirekt Pupiller Işık Refleksi, İndirekt Pupil Refleksi, İndirekt Pupiler Işık Refleksi, İndirekt Pupiler Refleks, İndirekt Pupil Işık Refleksi
indirekt transfüzyon:
Bakınız: İndirect Transfusion
indirgeme:
Bakınız: reduction
indirgen eşdeğer:
Hidrojen atomu veya hidrit iyonu formunda elektron veya elektron eşdeğeri için kullanılan genel terim.
indirgen etmen:
Yükseltgenme-indirgenme tepkimelerindeki elektron vericisi.
indirgen şeker:
Karbonil (anomerik) karbon atomunun glikozidik bağ yapışma katılmadığı böylelikle yükseltgenmeye uğrayabilen şeker.
indirgenme:
Bir bileşik veya iyon tarafından elektronların kazanımı.
İndispensable Amino Acid:
Bakınız: Esansiyel Aminoasit
individual tolerance:
kişinin daha önce almadığı bir ilaca karşı toleransı
indol asetik asit:
Triptofan'ın parçalanma ürünü olarak ortaya çıkan ve idrarda eser miktarda bulunan bir asit Bkz. İndoleacetic Acid, İndolyl Acetic Acid
İndoleacetic Acid:
Bakınız: İndol Asetik Asit
indolent disease:
ağrısız, acısız seyreden hastalık
indolent lymphoma:
(onk) indolent seyirli lenfoma
İndolyl Acetic Acid:
Bakınız: İndol Asetik Asit
İndometasin:
Bakınız: İndometazin
indometazin:
romatoid artrit, osteoartrit, ankilozan spondilit ve çeşitli diğer romatizmal ve romatizmal olmayan enflamatuar durumların, dismenore ve vasküler baş ağrısının tedavisinde kullanılan bir nonsteroid antiinflamatuar ilaç Bkz. Endometazin, İndometasin, İndomethacin
indomethacin:
(f) indometazin
induced abortion:
istenilerek herhangi bir yolla meydana getirilmiş düşük Bkz. Artificial Abortion, Artificial Abortus, İnduced Abortus
İnduced Abortus:
Bakınız: İnduced Abortion
induced trance:
hipnoz veya uykuda olma halinin yapay olarak uyarılması
induction:
Bakınız: indüksiyon
indurated cellulitis:
alt ekstremitelerde kronik venöz yetmezliğe bağlı derinin sert, kahverengi, bazen ağrılı iltihabı.
İnduration:
Bakınız: Endurasyon
industrial chemistry:
Bakınız: applied chemistry
indüklemek:
uyarmak, başlatmak
indüklenmiş uyum:
Bir enzimin yapısında substrat bağlanması ile oluşan ve enzimi katalitik olarak aktifleştiren değişim; herhangi bir molekülün yapısında ligand bağlanması ile oluşan ve makromolekülün bağlanma yerinin liganda daha iyi uyum sağlandığı değişiklikleri belirtmek için de kullanılır.
indükleyici:
Düzenleyici proteinlere bağlandığında belirli bir gen ifadesini artıran sinyal molekülü.
indüksiyon:
1. Herhangi bir olayı başlatma, belli bir etken yardımı ile herhangi bir olayın başlamasına sebep olma.
2. Elektriklenme, uyarım başlatma. Bkz. endüksiyon, induction
indüktör:
başlatıcı, uyarıcı
indwelling catheter:
Bakınız: catheter a demeure
inek çiçeği:
Bakınız: cowpox
İnen Aort:
Bakınız: aorta descendens
İnen Aorta:
Bakınız: aorta descendens
Ezber Modu: Açık
?
Ezber modu, kategorideki terimlerin açık yazılıp, anlamlarının gizlendiği, böylece sayfanın ezber kartı olarak kullanılmasını sağlayan yeni bir uygulamadır.
Kategori başlığının sağ yanında göreceğiniz butona tıklayarak ezber modunu açıp kapatabilirsiniz.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun açık olduğunu gösterir.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun kapalı olduğunu gösterir.
Ezber modu, varsayılan olarak açık gelir. Bu modu kullanmak istemiyorsanız, butona tıklayarak bir kez kapatmanız yeterlidir. Sonraki sayfalarda seçiminiz hatırlanarak, tekrar tekrar seçim yapmanıza gerek kalmayacaktır.
Ezber modu kapalı iken kategori sayfası "terim: terim açıklaması" şeklinde sıralı bir kitap gibi görünmektedir. Ezber modu açık iken sadece "terim: " gözükür, karşısında yer alması gereken açıklama gözükmez.
Terime veya açıklama olması gereken boş alana tıklanınca açıklama görünür hale gelir. Ayrıca, link aktif hale geldiğinden, artık terim üzerine tıklanınca, o terimin detay sayfasına ulaşılabilir.
A
B
C
D
E
F
G
H
İ
J
K
L
M
N
O
P
Q
R
S
T
U
V
W
X
Y
Z