logo
Tıbbi Terimler
fossa for the inferior vena cava:
Bakınız: sulcus venae cavae
fossa glenoidalis:
Bakınız: cavitas glenoidalis
fossa glenoidalis scapulae:
Bakınız: cavitas glenoidalis
fossa hypophysialis:
sfenoid kemikte hipofiz bezini barındıran çukur kısım Bkz. hipofiz fossası, hipofiz çukuru, hipofizeal çukur, hipofizer fossa, hypophysial fossa, pituitary fossa, pitüiter fossa
fossa iliaca:
iliumun kanadının iç yüzeyinin büyük bir bölümünü, özellikle ön kısmını kaplayan konkav bir çukur alan Bkz. iliac fossa, iliac çukur, iliak fossa, iliak çukur, iliyak fossa, iliyak çukur, ilyak çukur
fossa infraspinata:
skapula arka yüzeyinde, spina scapulae'nin altında bulunan geniş, sığ bir çukur Bkz. fossa infraspinata scapulae, infraspinat fossa, infraspinat fossası, infraspinat çukur, infraspinat çukuru, infraspinatus fossa, infraspinous fossa, infraspinous fossa of scapula, infraspinöz fossa, infraspinöz çukur
fossa infraspinata scapulae:
Bakınız: fossa infraspinata
fossa intercondylaris:
diz ekleminde femurun alt ucundaki iki kondil arasında yer alan derin çukur Bkz. interkondiler fossa, intercondylar fossa, intercondyloid fossa, intercondylic fossa, intercondyloid notch, popliteal notch, interkondiloid çukur, interkondiler çukur, interkondiler çentik, interkondiloid çentik, popliteal çentik
fossa interpeduncularis:
iki beyin sapı arasında, orta beynin alt yüzeyinde bulunan, tabanı posterior delikli madde olan bir çukurluk Bkz. interpedinküller fossa, interpeduncular fossa, interpedünküler fossa
fossa ischioanalis:
tabanı perineuma doğru olan ve yanlarda tuber ischiadicum ile m. obturatorius internus kası, iç tarafta ise dış anal sfinkter ile m. levator ani kası arasında yer alan, kama şeklinde bir boşluk Bkz. Velpeau boşluğu, Velpeau fossa, Velpeau fossası, fossa ischiorectalis, ischioanal fossa, ischiorectal fossa, iskioanal fossa, iskiorektal fossa, iskiyoanal fossa, iskiyorektal fossa
fossa ischiorectalis:
Bakınız: fossa ischioanalis
fossa jugularis:
temporal kemiğin petröz kısmının arka sınırına yakın, stiloid çıkıntının medialinde yer alan oval bir çukur Bkz. jugular fossa, juguler fossa
fossa lateralis:
ön beyin bazal yüzeyinin, substantia perforata anterior'a denk gelen derin çöküntü Bkz. Sylvian fossa, Sylvius fossa, fossa Sylvii, fossa lateralis cerebralis, fossa lateralis cerebri, fossa of Sylvius, lateral cerebral fossa, lateral fossa, lateral fossa of brain
fossa lateralis cerebralis:
Bakınız: fossa lateralis
fossa lateralis cerebri:
Bakınız: fossa lateralis
fossa mandibularis:
os temporalenin alt kısmında yer alan oval, konkav çukur Bkz. articular fossa of temporal bone, cavitas glenoidalis, glenoid cavity, glenoid fossa, glenoid surface, mandibular fossa, mandibüler fossa
fossa navicularis auriculae:
Bakınız: fossa triangularis auriculae
fossa of rosenmüller:
Bakınız: recessus pharyngeus
fossa of sylvius:
Bakınız: fossa lateralis
fossa olecrani:
humerus alt ucunun arka kısmında, trochleanın üzerinde, önkol uzatıldığında olecranonun tepesinin yerleştiği derin, üçgen şeklinde bir çukur Bkz. anconal fossa, ankonal fossa, olecranon fossa, olecranon fossası, olecranon çukuru, olekranon çukuru, fossa olecranii, fossa olekrani, fossa olekranii
fossa piriformis:
Bakınız: Piriform Sinüs
fossa poplitea:
diz ekleminin arkasında yer alan elmas şeklindeki anatomik çukur Bkz. popliteal bölge, popliteal boşluk, popliteal aralık, popliteal fossa, diz çukuru, diz arkası, diz ardı, dizin arkası, dizin arka çukuru, diz arkası çukuru, posterior part of knee, ham, popliteal region, popliteal space, popliteus
fossa pterygoidea:
sfenoid kemiğin pterigoid çıkıntısının plakalarının arkaya doğru ayrılmasıyla oluşan çukur Bkz. pterigoid fossa, pterygoid fossa, pterygoid çukur
fossa radialis:
humerusun alt ve ön yüzünde, capitulum humeri'nin hemen üzerinde yer alan, radius başının içine yerleştiği, küçük ve sığ bir çukur Bkz. radyal fossa, radial fossa
fossa rhomboidea:
rombensefalonun ventriküler yüzeyi tarafından oluşturulan, beynin dördüncü ventrikülünün tabanı Bkz. romboid fossa, rhomboid fossa
fossa scarpae major:
Bakınız: trigonum femorale
fossa subarcuata:
temporal kemiğin petröz parçasının arka yüzünde, iç kulak yolunun (meatus acusticus internus) hemen arkasında ve üzerinde yer alan sığ bir çukur Bkz. subarkuat fossa, subarcuat fossa, subarcuate fossa, fossa subarcuata ossis temporalis
fossa subarcuata ossis temporalis:
Bakınız: fossa subarcuata
fossa subscapularis:
scapula'nın göğüs kafesine bakan ön yüzündeki (facies costalis) geniş ve çukur alan
fossa supraspinata:
sırt tarafında, spina scapula üstünde, supraspinatus kasını barındıran bir çukur Bkz. supraspinat fossa, supraspinat çukur, supraspinatus fossa, supraspinatus fossası, supraspinatus çukuru, supraspinous fossa, supraspinöz fossa, supraspinöz çukur
fossa sylvii:
Bakınız: fossa lateralis
fossa temporalis:
kafatasının yan tarafında yer alan, arka ve üst kısımlarında temporal çizgiler, ön kısmında frontal kemik ve zigomatik kemik, yan kısımlarında ise zigomatik kemer ile sınırlanan ve temporal kası barındıran bir alan Bkz. temporal fossa
fossa triangularis:
Bakınız: fossa triangularis auriculae
fossa triangularis auriculae:
kulak kepçesinde (auricula) antihelix'in iki kolu arasında yer alan üçgen şekilli bir anatomik çukur Bkz. fossa triangularis, fossa navicularis auriculae, triangular fossa of auricle, triangular fossa
fossa trochanterica:
femur'un büyük trokanterinin medial yüzünün üst-arka kısmında yer alan derin bir çukur Bkz. fossa digitalis trochanteris majoris, trochanteric fossa, trokanterik fossa
fossa venae cavae:
Bakınız: sulcus venae cavae
fossula petrosa:
temporal kemiğin petröz kısmının alt yüzeyinde, jugular fossa ile karotis kanalının açıklığı arasında yer alan, timpanik siniri ileten canaliculus tympanicusun geçtiği, küçük ve genellikle çok az belirgin bir çukur Bkz. petrosal fossa, petrosal fossula, receptaculum ganglii petrosi
foster child:
evlatlık Bkz. evlatlık
foster parent:
bir çocuğun tüm bakımını tıpkı kendi çocuklarıymış gibi üstlenen ebeveyn
fothergill hastalığı:
Bakınız: Anginose Scarlatina
foto-fosforillenme:
Bakınız: Fotofosforillenme
foto-indirgeme:
Bakınız: Fotoindirgeme
fotoağartma sonrası floresan kurtarma:
Bakınız: FRAP
fotofobi:
ışığa aşırı hassasiyet, ışıktan korkma
Fotofosforilasyon:
Işığı enerji kaynağı olarak kullanarak ATP gibi yüksek enerjili fosfat bağlarının sentezi.
fotofosforillenme:
Fotosentetik hücrelerde elektronların ışık bağımlı transferiyle birlikte ADP'den ATP'nin enzimatik oluşumu. Bkz. Foto-fosforillenme, Fotosentetik Fosforillenme
Fotoheterotrof:
Işığı enerji, organik maddeleri karbon kaynağı olarak kullanan organizma.
fotoindirgeme:
Fotosentetik hücrelerdeki elektron alıcısının ışıkla uyarılmış indirgenmesi. Bkz. Foto-indirgeme
fotokimya:
Bakınız: Actinology
fotokimyasal ablasyon:
Bakınız: Photochemical Ablation
Ezber Modu: Açık
?
Ezber modu, kategorideki terimlerin açık yazılıp, anlamlarının gizlendiği, böylece sayfanın ezber kartı olarak kullanılmasını sağlayan yeni bir uygulamadır.
Kategori başlığının sağ yanında göreceğiniz butona tıklayarak ezber modunu açıp kapatabilirsiniz.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun açık olduğunu gösterir.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun kapalı olduğunu gösterir.
Ezber modu, varsayılan olarak açık gelir. Bu modu kullanmak istemiyorsanız, butona tıklayarak bir kez kapatmanız yeterlidir. Sonraki sayfalarda seçiminiz hatırlanarak, tekrar tekrar seçim yapmanıza gerek kalmayacaktır.
Ezber modu kapalı iken kategori sayfası "terim: terim açıklaması" şeklinde sıralı bir kitap gibi görünmektedir. Ezber modu açık iken sadece "terim: " gözükür, karşısında yer alması gereken açıklama gözükmez.
Terime veya açıklama olması gereken boş alana tıklanınca açıklama görünür hale gelir. Ayrıca, link aktif hale geldiğinden, artık terim üzerine tıklanınca, o terimin detay sayfasına ulaşılabilir.
A
B
C
D
E
F
G
H
İ
J
K
L
M
N
O
P
Q
R
S
T
U
V
W
X
Y
Z