logo
×
Tıbbi Terimler
fissura orbitalis superior:
ala major ossis sphenoidalis ile ala minor ossis sphenoidalis arasında bulunan, fossa cranii media ile göz çukuru arasında bir iletişim kanalı oluşturan fissür Bkz. FOS, superior orbital fissure, superior orbital fissür, supraorbital fissure, supraorbital fissür, üst orbital fissür
fissura petrosquamosa:
os temporalenin iki ana bölümü olan pars petrosa ile pars squamosa arasında yer alan anatomik bir fissür Bkz. petroskuamöz yarık, petroskuamöz fissür, petrosquamous fissure
fissura petrotympanica:
temporal kemikte bulunan ve orta kulak (timpanik boşluk) ile çene eklemi (mandibular fossa) arasında bağlantı sağlayan dar bir fissür Bkz. Glaser yarığı, petrotympanic fissure, fissura Glaseri, Glaserian fissure, canal of Huguier, petrotimpanik fissür
fissura prima:
Bakınız: fissura prima cerebelli
fissura prima cerebelli:
ön ve arka lobları birbirinden ayıran, serebellumun en derin fissürü Bkz. serebellumun birincil fissürü, fissura prima, primer fissür, birincil fissür, primary fissure, primary fissure of cerebellum
fissura pterygoidea:
sfenoid kemiğin pterigoid çıkıntısının medial ve lateral plakaları arasındaki yarığa, palatin kemik piramidal çıkıntısının oturduğu yer Bkz. incisura pterygoidea, pterigoid fissür, pterigoid çentik, pterygoid fissure, pterygoid fissür, pterygoid notch
fissura sylvii:
Bakınız: sulcus lateralis
fissura tympanomastoidea:
os temporalede, dış kulak yolu arka duvarında bulunan anatomik bir fissür Bkz. timpanomastoid yarık, timpanomastoid fissür, tympanomastoid fissure
fissura tympanosquamosa:
şakak kemiğinin (os temporale) pars tympanica ile pars squamosa parçası arasında yer alan anatomik bir fissür Bkz. timpanoskuamöz yarık, timpanoskuamöz fissür, tympanosquamous fissure, squamotympanic fissure, skuamotimpanik yarık, skuamotimpanik fissür
Fissure:
Bakınız: Fissür
Fissure Of Aqueduct Of Vestibule:
Bakınız: apertura externa aquaductus vestibuli
Fissure Of Sylvius:
Bakınız: sulcus lateralis
fissured tongue:
arka yüzeyde çok sayıda oluk veya yarıklarla karakterize olmuş dil Bkz. grooved tongue, scrotal tongue
fissür:
Epidermis ve nadir olarak dermiste gözlenen, deri bütünlüğünü bozan, derin yerleşmiş lineer çatlak. Bkz. Fissura, Fissure
Fistolous:
Bakınız: Fistüler
fistula:
fistül
Fistular:
Bakınız: Fistüler
fistulous ulcer:
fistülün yüzeye çıkan ucundaki ülser Bkz. fistülöz ülser
fistül:
vücuttaki iki organ arasında veya bir organ ile vücudun dışı arasında oluşan kalıcı anormal geçit Bkz. fistula
Fistüler:
boru şeklinde, fistül gibi, fistüle ait Bkz. Fistolous, Fistular, Fistülöz
Fistülöz:
Bakınız: Fistüler
fistülöz ülser:
Bakınız: Fistulous Ulcer
fit:
sara, epilepsi nöbeti
Fitanik Asit Depo Hastalığı:
Bakınız: Refsum Hastalığı
Fitanik Asit Oksidaz Eksikliği:
Bakınız: Refsum Hastalığı
Fitat:
Bakınız: Phytic Acid
Fitik Asit:
Bakınız: Phytic Acid
Fitil:
Bakınız: Suppository
Fitizis Bulbi:
Göz küresinin hastalık veya travma sonrası küçülüp büzülmesi, hassasiyetini kaybetmesi
fitness:
sıhatte oluş
Fitofotodermatit:
Işığa duyarlandıncı madde içeren bitkilerle temas sonrası ışığa maruz kalmayı takiben gelişen dermatit tablosu. (Örneğin: incir dermatiti) Bkz. Fitofotodermatitler
Fitofotodermatitler:
Bakınız: Fitofotodermatit
Fitonadion:
Bakınız: K1 vitamini
Fitonadiyon:
Bakınız: K1 vitamini
Five-year Survival Rate:
Bakınız: Beş Yıllık Sağ Kalım Oranı
fixation:
tesbit, katılaşma
fixed:
sabit
fixed bridge:
sabit kısmi damak
fixed bridge with rigid connectors:
Bakınız: fixed-fixed bridge
fixed torticollis:
bir taraftaki boyun kaslarının sürekli kasılı kalması
fixed virus:
Hayvanları enfekte ederek aşı üretiminde kullanılan, hastalandırıcılık özelliği ve inkübasyon süresi seri pasajlarla sabitleştirilmiş kuduz virüsü.
fixed-fixed bridge:
güçlü bağlayıcılar ile sabitleştirilmiş köprü Bkz. fixed bridge with rigid connectors
fixed-rate pacemaker:
yalnızca bir tek hız oluşturan yapay kardiyak pacemaker Bkz. sabit hızlı pacemaker, sabit hızlı kalp pili
fiz:
Bakınız: physis
fizik muayene:
vücudun kendisinin veya işlevlerinin, inspeksiyon, palpasyon, perküsyon ve oskültasyon kullanılarak değerlendirilmesi Bkz. fiziksel muayene, medical examination, medikal muayene, physical examination, tıbbi muayene
fiziki:
Bakınız: fiziksel
fiziksel:
maddeye, doğaya veya vücuda ait, gözlemlenebilen, ölçülebilen nesnel durumlar Bkz. maddi, cismani, nesnel, fiziki
Fiziksel Muayene:
Bakınız: fizik muayene
fizis:
Bakınız: physis
fizyoloji:
işlev bilimi
Ezber Modu: Açık
?
Ezber modu, kategorideki terimlerin açık yazılıp, anlamlarının gizlendiği, böylece sayfanın ezber kartı olarak kullanılmasını sağlayan yeni bir uygulamadır.
Kategori başlığının sağ yanında göreceğiniz butona tıklayarak ezber modunu açıp kapatabilirsiniz.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun açık olduğunu gösterir.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun kapalı olduğunu gösterir.
Ezber modu, varsayılan olarak açık gelir. Bu modu kullanmak istemiyorsanız, butona tıklayarak bir kez kapatmanız yeterlidir. Sonraki sayfalarda seçiminiz hatırlanarak, tekrar tekrar seçim yapmanıza gerek kalmayacaktır.
Ezber modu kapalı iken kategori sayfası "terim: terim açıklaması" şeklinde sıralı bir kitap gibi görünmektedir. Ezber modu açık iken sadece "terim: " gözükür, karşısında yer alması gereken açıklama gözükmez.
Terime veya açıklama olması gereken boş alana tıklanınca açıklama görünür hale gelir. Ayrıca, link aktif hale geldiğinden, artık terim üzerine tıklanınca, o terimin detay sayfasına ulaşılabilir.
A
B
C
D
E
F
G
H
İ
J
K
L
M
N
O
P
Q
R
S
T
U
V
W
X
Y
Z