logo
×
Tıbbi Terimler Sözlüğü
electrolyte(s):
(k) elektrolit bozuklukları
Electromagnetic:
Bakınız: Elektromanyetik
electromagnetic field:
elektromanyetik alan
Electromagnetic Radiation:
Bakınız: Elektromanyetik Radyasyon
Electromagnetic Spectrum:
Bakınız: Elektromanyetik Spektrum
Electromagnetic Wave:
Bakınız: Elektromanyetik Dalga
Electromagnetism:
Bakınız: Elektromanyetizma
electromuscular sensibility:
elektriksel uyaranlara kasların hassasiyeti
electron:
(fiz) elektron,
electron beam:
yüzeyel radyoterapide kullanılan radyasyon formu
electron beam therapy:
(rt) elektron tedavisi,
electron microscope:
Bakınız: elektron mikroskobu
electron microscopy:
elektron mikroskop
electron transport chain:
mitokondrimembrandan elektron taşıyan koenzimlerin (NADH, FADH2 ) oksijenle oluşturdukları redoks reaksiyonlarındaki zincir Bkz. respiratory chain
electropharmacology:
(f) elektrofarmakoloji
electrophysiology:
elektrofizyoloji
electroshock:
elektrik şoku
Electroshock Theraphy:
Bakınız: Shock Treatment
electroshock therapy:
bazı akıl hastalıklarında uygulanan beyinden elektrik akımı geçirerek konvulsiyonlar meydana getirme esasına dayanan tedavi yöntemi Bkz. ECT, EKT, elektroşok tedavisi, electroconvulsive therapy, convulsive therapy, elektrokonvülsif tedavi, elektrokonvulsiv tedavi
elefantiyazis:
lenf yollarının tıkanması sonucu bacak, kol veya cinsel organlarda doku sıvısının birikmesiyle oluşan, derinin aşırı kalınlaşıp sertleştiği kronik bir lenfödem tablosu Bkz. fil hastalığı
eleidin:
derinin en üst tabakası olan epidermisin stratum lucidum (parlak tabaka) adlı katmanında bulunan, berrak, hücre içi bir protein
elek kemiği:
Bakınız: os ethmoidale
elektif:
1.seçici, seçmeli 2. istemli
elektrik kataraktı:
Bakınız: electric cataract
elektrik koreası:
Bakınız: electric chorea
elektrik şoku:
Bakınız: Electric Shock
elektrik yanığı:
Bakınız: contact burn
elektriksel alternans:
elektriksel değişkenlik
elektriksel diastol:
aksiyon potansiyelinin 4. fazı olan, hücrenin dinlendiği süre Bkz. elektriksel diyastol, electrical diastole
elektriksel diyastol:
Bakınız: elektriksel diastol
elektriksel katarakt:
Bakınız: electric cataract
elektriksel yanık:
Bakınız: contact burn
ElektroEnsefaloGrafi:
beyin elektriksel dalga aktivitelerinin ölçülmesine dayanan nörolojik tanı yöntemi Bkz. EEG, beyin çizgesi yöntemi, electroencephalography, electroensephalography
ElektroEnsefaloGram:
ElektroEnsefaloGrafi ile elde edilen, beynin elektriksel dalga aktivitelerinin grafiği (EEG).
elektrofîl:
Elektronca zengin bir gruptan (nükleofil) elektron almaya yüksek oranda eğilim gösteren elektron eksikliği olan grup.
elektroforez:
Yüklü çözünmüş maddelerin elektriksel alandaki hareketi; genellikle iyon, protein ve nükleik asit karışımlarının ayrılması için kullanılır.
elektrojenik:
Bir zarın her iki tarafındaki elektriksel potensiyele katkıda bulunan.
Elektrokardiyograf:
EKG çekmeye yarayan alet Bkz. electrocardiograph
elektrokardiyografi:
Kalbin kulakçık ve karıncıklarının kasılma ve gevşeme evrelerini, kalbin uyarılması ve uyaranın iletilmesi sırasında ortaya çıkan elektriksel aktiviteyi milimetrik kağıt üzerine yazdırma temeline dayanan bir muayene yöntemi Bkz. ECG, EKG, electrocardiography
Elektrokardiyogram:
EKG ile elde edilen grafik Bkz. electrocardiogram
elektrokimyasal fark:
İyonun bir zardan geçerken sahip olduğu elektriksel yük ve derişim farklarının toplamı; oksidatif fosforillenme ve fotofosforillenmenin yürütücü kuvvetidir. Bkz. Elektrokimyasal Gradient, Elektrokimyasal Gradiyent, Gradient, Gradiyent
Elektrokimyasal Gradient:
Bakınız: Elektrokimyasal Fark
Elektrokimyasal Gradiyent:
Bakınız: Elektrokimyasal Fark
elektrokimyasal potansiyel:
Bir zarın iki tarafında yük ve derişini farkını sürdürebilmek için gereken enerji.
elektrokoagülasyon:
yüksek frekanslı bir elektrik akımının uygulanmasıyla, canlı dokuların kesilmesini veya tahribatını sağlayan işlem Bkz. electric coagulation, electrocoagulation
Elektrokonvulsiv Tedavi:
Bakınız: Electroshock Therapy
elektrokonvülsif tedavi:
Bakınız: Electroshock Therapy
Elektrokoterizasyon:
Deride oluşan siğil, et beni, güneşe bağlı kabarıklıklar gibi lezyonların lokal anestezi altında elektrik akımı kullanılarak tedavi edilmesidir.
elektrolepsi:
Bakınız: Dubini's chorea
elektrolit:
suda çözündüğünde veya eritildiğinde, elektriksel olarak yüklü parçacıklara (iyonlara) ayrışan ve böylece elektrik akımı iletebilen kimyasal madde Bkz. electrolyte
Ezber Modu: Açık
?
Ezber modu, kategorideki terimlerin açık yazılıp, anlamlarının gizlendiği, böylece sayfanın ezber kartı olarak kullanılmasını sağlayan yeni bir uygulamadır.
Kategori başlığının sağ yanında göreceğiniz butona tıklayarak ezber modunu açıp kapatabilirsiniz.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun açık olduğunu gösterir.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun kapalı olduğunu gösterir.
Ezber modu, varsayılan olarak açık gelir. Bu modu kullanmak istemiyorsanız, butona tıklayarak bir kez kapatmanız yeterlidir. Sonraki sayfalarda seçiminiz hatırlanarak, tekrar tekrar seçim yapmanıza gerek kalmayacaktır.
Ezber modu kapalı iken kategori sayfası "terim: terim açıklaması" şeklinde sıralı bir kitap gibi görünmektedir. Ezber modu açık iken sadece "terim: " gözükür, karşısında yer alması gereken açıklama gözükmez.
Terime veya açıklama olması gereken boş alana tıklanınca açıklama görünür hale gelir. Ayrıca, link aktif hale geldiğinden, artık terim üzerine tıklanınca, o terimin detay sayfasına ulaşılabilir.
A
B
C
D
E
F
G
H
İ
J
K
L
M
N
O
P
Q
R
S
T
U
V
W
X
Y
Z