logo
×
Tıbbi Terimler
dose-tumor size relationship:
(rt) doz-tümör boyutu ilişkisi
dosimetry:
(rt) dozametre
dotted tongue:
her bir papillanın üzeri beyaz bir tortu ile kaplanmış dil Bkz. stippled tongue
double bind:
başka bir kişiden şüpheli mesajlar alan kişinin durumu; geri çekilme veya mücadele etme davranış ya da mesajının her ikisinin yanıtının redetme ya da onaylamama olması durumu;

Gregory Bateson tarafından öne sürülen bu kavram, şizofreniklerin ailelerinde iletişim modelinin bu özellikte olduğunu düşünür.
double hemiplegia:
Bakınız: dipleji
double tachycardia:
ektopik taşikardinin iki tipinin oluşması
double vision:
diplopia
double voice:
diphonia
double-contrast radiography:
organ boşluğunun sıvı radyoopak madde zerkinden hemen sonra hava ile dolduruluşunu takiben röntgen filminin alınması Bkz. çift kontraslı radyografi, çift kontrast radyografi, mucusal relief radiography
Double-İnlet Ventricle:
atrioventriküler kapakların veya tek bir atrioventriküler kapağın bir ventriküle açıldığı doğumsal anomali
Double-mouthed Uterus:
Bakınız: Biforate Uterus
Double-Outlet Left Ventricle:
hipoplastik sağ ventrikül, ventriküler septal defekt, valvüler veya subvalvüler pulmoner darlıkla beraber iki büyük arterin birlikte sol ventrikülden çıkması şeklinde görülen anomali
Double-Outlet Right Ventricle:
ventriküler septal defekt ile birlikte hem aort un hem pulmoner arterin sağ ventrikülden çıkması.
double-point treshold:
vücut yüzeyine uygulanan iki noktanın ayırımının en az derecesi
doublecurrent catheter:
birinden enjeksiyon yapmak diğerinden sıvı çekmek için kullanılan iki kanalı olan katater
doubling time:
(onk) bir tümörün iki katına çıkması için geçen süre
douche bath:
bir sprey ile vücuda suyun uygulanması
Douglas aralığı:
Bakınız: Douglas' space
Douglas bag:
aktivite koşullarında oksijen kullanımını belirlemekte kullanılan, solunumdaki havayı toplamak için kullanılan büyük kese
Douglas boşluğu:
Bakınız: Douglas' space
Douglas culdesac:
excavatio rectouterina
Douglas line:
Bakınız: Linea Arcuata
Douglas space:
Bakınız: Douglas' space
Douglas' space:
excavatio recto-uterina Bkz. Douglas aralığı, Douglas boşluğu, Douglas space, excavatio rectouterina
Down Regulation:
Bakınız: Down Regülasyon
down regülasyon:
azaltarak düzenleme Bkz. Down Regulation, Down-regulation, Down Regulasyon
Down sendromu:
değişen derecelerde mental retardasyon ve kalp kusurları görülebilen, 21. kromozomun fazladan bir kopyası veya yeniden düzenlenmesinden kaynaklanan bir kromozom bozukluğu Bkz. Down syndrome
Down syndrome:
Down sendromu
Downey cell:
Bakınız: Downey cells
Downey cells:
enfeksiyoz mononükleozun atipik lenfositi Bkz. Downey cell, Downey hücreleri, Downey hücresi
Downey hücresi:
Bakınız: Downey cells
downgrading reaction:
klinik cüzzam belirtilerinin kötüleşmesi ve dokulardaki M. leprae endeksinin yükselmesiyle bağışıklık sisteminin Mycobacterium leprae’ya olan tepkisinin zayıfladığını gösteren bir cüzzam tepkisi

M. leprae’nin ilaçlara direnç kazandığı hastalarda ya da ilaçla tedavi rejimine iyi uyum gösteremeyen hastalarda antileprosit tedavisi sırasında görülebilir.
doxorubicin:
(f, onk) bir kemoterapötik ajan (ilaç) Bkz. Adriamisin, Adriamycin, Adriyamisin, Doksorubisin, Hidroksidaunorubisin, Hydroxydaunorubicin, Doksorubusin, Doxorubisin, Doxorubucin, Hidroksidaunorubucin, Hidroksidaunorubusin
doymuş yağ asidi:
Tamamen doymuş alkil zincirleri içeren yağ asidi
doz-cevap eğrisi:
Bakınız: doz-yanıt eğrisi
doz-etki eğrisi:
Bakınız: doz-yanıt eğrisi
doz-yanıt eğrisi:
bir etkenin (örneğin ilaç veya radyasyon) neden olduğu etkinin doza karşı grafiğini çizen ve etkinin dozdaki değişikliklerle ilişkisini gösteren grafik Bkz. dose-effect curve, dose-response curve, doz-etki eğrisi, doz-cevap eğrisi
dozaj:
dozlama
dozimetre:
ışınölçer
döğüş ya da kaç reaksiyonu:
Bakınız: Alarm Reaksiyonu
Döhle's bodies:
enfeksiyonlar, yanık, aplastik anemi, komplike olmayan gebelik, toksik ajanların alımı ile bağlantılı olarak bulunan pürtüklü endoplazmik retikulumdan köken alan, RNA'dan oluşan, nötrofillerin sitoplazmasının periferinde görülen oval, mavi boyanan inklüzyonlar Bkz. Döhle's inclusion bodies
Döhle's inclusion bodies:
Bakınız: Döhle's bodies
Dökme Yöntemi ile Koloni Sayımı:
Petri kutusunda önce sayım yapılacak örnekten 1 ml aktarılıp, üzerine donma sıcaklığının biraz üzerinde (yaklaşık 45 C) agarlı besiyeri dökülerek yapılan sayım.
döküntü:
enfeksiyon hastalıklarının seyri sırasında deride beliren kırmızı renkteki lezyon, kızarıklık Bkz. cilt döküntüleri, cilt döküntüsü, cilt erupsiyonu, cutaneous eruption, deri döküntüleri, deri döküntüsü, deri erupsiyonu, egzantem, egzantema, eksantem, eksantema, ekzantem, exanthem, exanthema, kutanöz erupsiyon, rash, raş, skin rash
döküntülü hastalık:
Bakınız: döküntülü hastalıklar
döküntülü hastalıklar:
Çocukluk çağında sık görülen, deride çeşitli tipte döküntüler, bazen de ateşle seyreden hastalıklardır. Bkz. döküntülü hastalık
Döl:
Bakınız: sperm
döl eşi:
Bakınız: plasenta
Döl Yatağı:
Bakınız: Uterus
Döleşi:
Bakınız: plasenta
Ezber Modu: Açık
?
Ezber modu, kategorideki terimlerin açık yazılıp, anlamlarının gizlendiği, böylece sayfanın ezber kartı olarak kullanılmasını sağlayan yeni bir uygulamadır.
Kategori başlığının sağ yanında göreceğiniz butona tıklayarak ezber modunu açıp kapatabilirsiniz.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun açık olduğunu gösterir.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun kapalı olduğunu gösterir.
Ezber modu, varsayılan olarak açık gelir. Bu modu kullanmak istemiyorsanız, butona tıklayarak bir kez kapatmanız yeterlidir. Sonraki sayfalarda seçiminiz hatırlanarak, tekrar tekrar seçim yapmanıza gerek kalmayacaktır.
Ezber modu kapalı iken kategori sayfası "terim: terim açıklaması" şeklinde sıralı bir kitap gibi görünmektedir. Ezber modu açık iken sadece "terim: " gözükür, karşısında yer alması gereken açıklama gözükmez.
Terime veya açıklama olması gereken boş alana tıklanınca açıklama görünür hale gelir. Ayrıca, link aktif hale geldiğinden, artık terim üzerine tıklanınca, o terimin detay sayfasına ulaşılabilir.
A
B
C
D
E
F
G
H
İ
J
K
L
M
N
O
P
Q
R
S
T
U
V
W
X
Y
Z