logo
×
Tıbbi Terimler
contracture:
kasın fibrozise bağlı olarak sürekli kasılması, gevşemeye karşı kasın direnç gösterilmesi Bkz. contractura, kontraktür
contrafissure:
darbenin alındığı yerin tam karşısındaki bölgede oluşan kırık
contraindicant:
istenen tedavi şeklinin uygulanmasına hastada bir mani olması
contraindication:
istenilen tedavi şeklini uygulamaya herhangi bir nedenden ötürü mani bulunması Bkz. kontrendikasyon
contralateral:
1. karşı tarafla ilgili.
2. karşı tarafı etkileyen Bkz. kontralateral, karşı taraf
contralateral leg sign:
Bakınız: kontralateral refleks
contralateral reflex:
Bakınız: kontralateral refleks
contrasexual:
karşı cinsiyet ile ilgili
contrast:
1. aydınlık açısından iki yapı arasında veya bir yapının farklı bölgelerinde zıtlığın bulunması.
2. Radyolojide bir röntgen filminde ışın geçirgenliğine göre farklı bölgelerin olması.
contrast bath:
vücudun bir bölümünün bir sıcak bir soğuk suya daldırılması Bkz. kontrast banyo, kontrast banyosu
contrast solution:
organ veya yapıların radyolojik incelemesinde kullanılan ve X ışınlarını geçirmeyen solüsyon Bkz. kontrast solüsyon, kontrast çözelti
contrastimulant:
1. uyarıyı ortadan kaldıran.
2. baskılayıcı etkisi olan bir ilaç Bkz. kontrastimulan, kontrstimulan
contrastimulus:
uyarıyı ortadan kaldıran veya verilecek cevabı baskılayan güç veya etken
contrecoup:
özellikle kafatası yaralanmalarında görülen travmaya maruz kalan bölgenin karşı tarafında oluşan kırık Bkz. contrecoup contusion
contrecoup contusion:
Bakınız: contrecoup
contrectation:
karşı cinsiyetten biri ile sevişme Bkz. cinsel birleşme
control:
1. bir olayı veya kişiyi gözlemek.
2. deney sonuçlarını karşılaştırmak amacıyla standart kullanılan herhangi bir şey
Control Mode Ventilation:
Bakınız: Assist Mode Ventilation
controlled mechanic ventilation:
Bakınız: continuous positive pressure breathing
contund:
çürük
contuse:
çürümek
contused wound:
derinin bütünlüğü bozulmaksızın, altındaki yumuşak dokularda meydana gelen ezilme; çürük
contusion:
1. ezik, çürük.
2. Deride travmaya bağlı yırtılan damarlardan kan sızmasıyla şekillenen önce kırmızı, daha sonra mor ve sarı renk olan çürük. Bkz. kontüzyon
contusion cataract:
göz küresinde bir travmaya bağlı olarak gelişen katarakt Bkz. kontüzyon kataraktı, kontüzyonel katarakt
contusion of spinal cord:
columna vertebralis'in künt travmalar sonucunda medulla spinalis hasarına bağlı lezyon altında fonksiyon kaybı
contusive:
kontüzyon oluşturan; ezik oluşturan Bkz. kontüziv, kontüzif
conular:
koni şeklinde
conus:
1. koni; biçimi koniye benzer herhangi bir yapı için kullanılan genel terim.
2. miyopik gözün arka tarafında görülen sklera kabartısı.
conus arteriosus:
kalbin sağ ventrikül boşluğunun sol veya ön üst, düz duvarlı kısmı Bkz. arterial cone, infundibulum, infundibulum of right ventricle, konus arteriosus, konus arteriozus, konus arteriyozus, pulmonary cone, pulmonary conus
conus elasticus:
Larinksin membrana fibroelastica laryngealis'in bir bölümü

Bu bölüm cartilago cricoidea ile ligamentum vocale arasında kalınlaşmış bir yerdir. Bkz. membrana cricovocalis
convalescence:
cerrahi tedavi ve yaralanmada nekahat dönemi Bkz. nekahat dönemi
convalescent:
1. hastalığı henüz geçirmiş kişi.
2. nekahat dönemi ile ilgili
convection:
sıvı veya gazlarda ısıtılan taneciklerin ısıyı iletmesi Bkz. konveksiyon
conventional radiation therapy:
(rt) konvansiyonel klasik radyoterapi
Conventional Tomography:
Bakınız: tomografi
Convergence:
Bakınız: vergence
convergency reflex:
yakın bir cisme bakışta görme eksenlerinin birbirine yakınlaşması
convergent:
bir noktada toplanma
convergent ray:
odağa yaklaşmakta olan bir ışın

Dışbükey bir mercekten geçişiyle ya da içbükey bir aynadan yansımasıyla oluşmuş olabilir.
convergent squint:
Bakınız: esotropia
convergent strabismus:
Bakınız: esotropia
convergiometer:
gözde gizli şaşılık ölçümü için kullanılan alet
conversion:
bilinçaltı bir savunma mekanizması olarak, anksiyetede somatik yakınmaların başlaması Bkz. konversiyon
convertase:
kompleman sisteminin özellikle C3’ü aktive eden enzim Bkz. konvertaz
convertin:
Bakınız: faktör VII
converting:
dönüştürücü, çevirici, konverting
convex:
Bakınız: konveks
convexity:
1. dışbükey.
2. dışa doğru bombelik gösteren organ veya yapı Bkz. konveksite, konvekslik, konveksliği
convexobasia:
osteitis deformans'ta görülen, oksipital kemikin öne doğru bükülmesi
convexoconcave:
bir tarafı dışbükey diğer tarafı içbükey olan yapı
Ezber Modu: Açık
?
Ezber modu, kategorideki terimlerin açık yazılıp, anlamlarının gizlendiği, böylece sayfanın ezber kartı olarak kullanılmasını sağlayan yeni bir uygulamadır.
Kategori başlığının sağ yanında göreceğiniz butona tıklayarak ezber modunu açıp kapatabilirsiniz.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun açık olduğunu gösterir.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun kapalı olduğunu gösterir.
Ezber modu, varsayılan olarak açık gelir. Bu modu kullanmak istemiyorsanız, butona tıklayarak bir kez kapatmanız yeterlidir. Sonraki sayfalarda seçiminiz hatırlanarak, tekrar tekrar seçim yapmanıza gerek kalmayacaktır.
Ezber modu kapalı iken kategori sayfası "terim: terim açıklaması" şeklinde sıralı bir kitap gibi görünmektedir. Ezber modu açık iken sadece "terim: " gözükür, karşısında yer alması gereken açıklama gözükmez.
Terime veya açıklama olması gereken boş alana tıklanınca açıklama görünür hale gelir. Ayrıca, link aktif hale geldiğinden, artık terim üzerine tıklanınca, o terimin detay sayfasına ulaşılabilir.
A
B
C
D
E
F
G
H
İ
J
K
L
M
N
O
P
Q
R
S
T
U
V
W
X
Y
Z