logo
×
Tıbbi Terimler Sözlüğü
continued:
aralıksız, kesintisiz, sürekli
continuity:
devamlılık, süreklilik
continuous:
devamlı, sürekli; kesintisiz; Bkz. kesintisiz, sürekli
continuous acrodermatitis:
Bakınız: akrodermatitis kontinua
continuous amnesia:
tüm zamanlarda yaşanan olayların hatırlanamaması
continuous capillaries:
birçok pinositotik vezikül ve filamentlerle, devamlı bir bazal membran ve kesintiye uğramamış endotel varlığı ile karakterize, kas, deri, akciğer, merkezi sinir sistemi ve diğer dokularda bulunan iki önemli kılcal damar tipinden bir tanesi Bkz. sürekli kapillerler, sürekli kapiller
continuous epidural analgesia:
epidural aralığa anestetik madde verilerek plexus sakralis ve plexus lumbalis sinir köklerinin uyuşturulması
continuous flow culture:
bakterilerin logaritmik büyüme evresinde kalmasını sağlamak için sürekli taze besiyeri akışında bakterilerin yetiştirilmesi
Continuous Hyperfractionated Accelerated Radiation Therapy:
Bakınız: chart
continuous positive pressure breathing:
bir kapakçıktan basınçlı havanın akciğerlere dolması Bkz. controlled mechanic ventilation, intermittent positive pressure breathing, CPPB
continuous tremor:
persistent tremor
continuous x-ray spectrum:
Bakınız: brems strahlung
contortus:
kıvrık, kıvrıntılı
contour:
1. vücudun veya herhangi bir yapının dış görünüşünü belirleyen sınır.
2. şeklin ana sınırları
contoured:
bakterinin kültürde oluşturduğu toplulukların sınırları için kullanılan terim
contouring:
çizgiyi veya sınırı oluşturma
contraaperture:
apse içeriğini boşaltmak için ikinci bir delik açmak
contraception:
Bakınız: kontrasepsiyon
contraceptive:
Bakınız: contraceptives
contraceptives:
gebeliği önlemek için kullanılan ilaç veya yöntem Bkz. doğum kontrol yöntemleri, doğum kontrol yöntemi, kontraseptif, contraceptive
contract:
kısalmak; boyut olarak küçülmek
Contracted Foot:
Bakınız: Talipes Cavus
contracted tendon:
genç atlardaki olduğu gibi bacakların fleksor tendonlarının kısa olduğu durum
contractile fiber cells:
düz kas veya çizgisiz kasta olduğu gibi iğ şeklinde nükleuslu hücreler Bkz. kontraktil lif hücreleri, kontraktil lif hücresi
contractile vacuole:
Bakınız: kontraktil vakuol
contraction:
1. kas liflerinin kasılmasına bağlı olarak kas boyunun kısalması.
2. ölüm veya patolojik bir hastalığa bağlı kasın kasılması, kas katılığı.
3. üst çene ve alt çenedeki yapıların orta hatta bulunması, çene kilitlenmesi Bkz. kasılma, kontraksiyon
contraction band:
tam olarak kasılmış kalp kası hücrelerinde ışık mikroskobu ile görülebilen Z bandı ile miyozin filamentlerinin uçlarının dönmesi ile oluşan fibriller görünüm Bkz. kontraksiyon bandı
contractura:
Bakınız: contracture
contracture:
kasın fibrozise bağlı olarak sürekli kasılması, gevşemeye karşı kasın direnç gösterilmesi Bkz. contractura, kontraktür
contrafissure:
darbenin alındığı yerin tam karşısındaki bölgede oluşan kırık
contraindicant:
istenen tedavi şeklinin uygulanmasına hastada bir mani olması
contraindication:
istenilen tedavi şeklini uygulamaya herhangi bir nedenden ötürü mani bulunması Bkz. kontrendikasyon
contralateral:
1. karşı tarafla ilgili.
2. karşı tarafı etkileyen Bkz. kontralateral, karşı taraf
contralateral leg sign:
Bakınız: kontralateral refleks
contralateral reflex:
Bakınız: kontralateral refleks
contrasexual:
karşı cinsiyet ile ilgili
contrast:
1. aydınlık açısından iki yapı arasında veya bir yapının farklı bölgelerinde zıtlığın bulunması.
2. Radyolojide bir röntgen filminde ışın geçirgenliğine göre farklı bölgelerin olması.
contrast bath:
vücudun bir bölümünün bir sıcak bir soğuk suya daldırılması Bkz. kontrast banyo, kontrast banyosu
contrast solution:
organ veya yapıların radyolojik incelemesinde kullanılan ve X ışınlarını geçirmeyen solüsyon Bkz. kontrast solüsyon, kontrast çözelti
contrastimulant:
1. uyarıyı ortadan kaldıran.
2. baskılayıcı etkisi olan bir ilaç Bkz. kontrastimulan, kontrstimulan
contrastimulus:
uyarıyı ortadan kaldıran veya verilecek cevabı baskılayan güç veya etken
contrecoup:
özellikle kafatası yaralanmalarında görülen travmaya maruz kalan bölgenin karşı tarafında oluşan kırık Bkz. contrecoup contusion
contrecoup contusion:
Bakınız: contrecoup
contrectation:
karşı cinsiyetten biri ile sevişme Bkz. cinsel birleşme
control:
1. bir olayı veya kişiyi gözlemek.
2. deney sonuçlarını karşılaştırmak amacıyla standart kullanılan herhangi bir şey
Control Mode Ventilation:
Bakınız: Assist Mode Ventilation
controlled mechanic ventilation:
Bakınız: continuous positive pressure breathing
contund:
çürük
contuse:
çürümek
contused wound:
derinin bütünlüğü bozulmaksızın, altındaki yumuşak dokularda meydana gelen ezilme; çürük
Ezber Modu: Açık
?
Ezber modu, kategorideki terimlerin açık yazılıp, anlamlarının gizlendiği, böylece sayfanın ezber kartı olarak kullanılmasını sağlayan yeni bir uygulamadır.
Kategori başlığının sağ yanında göreceğiniz butona tıklayarak ezber modunu açıp kapatabilirsiniz.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun açık olduğunu gösterir.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun kapalı olduğunu gösterir.
Ezber modu, varsayılan olarak açık gelir. Bu modu kullanmak istemiyorsanız, butona tıklayarak bir kez kapatmanız yeterlidir. Sonraki sayfalarda seçiminiz hatırlanarak, tekrar tekrar seçim yapmanıza gerek kalmayacaktır.
Ezber modu kapalı iken kategori sayfası "terim: terim açıklaması" şeklinde sıralı bir kitap gibi görünmektedir. Ezber modu açık iken sadece "terim: " gözükür, karşısında yer alması gereken açıklama gözükmez.
Terime veya açıklama olması gereken boş alana tıklanınca açıklama görünür hale gelir. Ayrıca, link aktif hale geldiğinden, artık terim üzerine tıklanınca, o terimin detay sayfasına ulaşılabilir.
A
B
C
D
E
F
G
H
İ
J
K
L
M
N
O
P
Q
R
S
T
U
V
W
X
Y
Z