logo
×
Tıbbi Terimler
contact burn:
elektrik akımına maruz kalma ile oluşan elektrik yanığı Bkz. electric burn, electrical burn, elektrik yanığı, temas yanığı, elektriksel yanık
contact cancer:
daha önce varolan bir kanser ile temasa bağlı oluşan kanser
contact inhibition:
Bakınız: temas inhibisyonu
contact receptor:
mekanik reseptör Bkz. mechanoreceptor, mekanoreseptör
contact urticaria:
lokalize veya generalize olarak, hızla emilen ürtiker yapıcı maddelere maruz kalmakla beliren geçici kızarıklık ve yanma şeklindeki lezyonlar Bkz. kontakt ürtiker
contactant:
herhangi bir maddenin deri ile birden fazla temasından sonra ortaya çıkan geçikmiş tipteki aşırı duyarlılık yanıtı
contactologist:
contactology ile ilgilenen kişi
contactology:
kontakt lenslerin yapımı ve uygulanması ile ilgilenen kişi
contagion:
1. bir hastalığın bir kişiden başka bir kişiye geçmesi.
2. bulaşıcı hastalık Bkz. bulaşma, bulaş
contagiosity:
bulaşıcı olma özelliği
contagious:
bir bireyden diğerine bulaşabilen; bulaşıcı Bkz. bulaşıcı
contagious abortion:
Sığırlarda görülen, Brucella abortus'un neden olduğu, gebeliklerin erken düşükle sonlanmasına yol açan bir hastalık Bkz. Contagious Abortus, İnfectious Abortion, İnfectious Abortus
Contagious Abortus:
Bakınız: Contagious Abortion
contagious disease:
Bakınız: communicable disease
contaminant:
bulaştıran, kirleten etken Bkz. kontaminant, kontaminan
contamination:
1. organizmanın veya bileşiğin yapısını bozma.
2. yaranın mikroorganizmalar tarafından bulaşmış olması.
3. radyoaktif artık veya zehirli maddeler ile kirlenmiş olması Bkz. kontaminasyon
contiguity:
bulaştırma açısından yakınlık veya dokunma durumu
contiguous:
birbirine bitişik veya yakın konumda olan
Contin.:
devam ediniz anlamında Latince continuetur'un kısaltması
continence:
kişinin kendi arzu ve isteklerine hakim olması
continent:
işeme, dışkılama ve seksüel uyarılara karşı kendine hakim olma
contingens:
dokunan, değen
continued:
aralıksız, kesintisiz, sürekli
continuity:
devamlılık, süreklilik
continuous:
devamlı, sürekli; kesintisiz; Bkz. kesintisiz, sürekli
continuous acrodermatitis:
Bakınız: akrodermatitis kontinua
continuous amnesia:
tüm zamanlarda yaşanan olayların hatırlanamaması
continuous capillaries:
birçok pinositotik vezikül ve filamentlerle, devamlı bir bazal membran ve kesintiye uğramamış endotel varlığı ile karakterize, kas, deri, akciğer, merkezi sinir sistemi ve diğer dokularda bulunan iki önemli kılcal damar tipinden bir tanesi Bkz. sürekli kapillerler, sürekli kapiller
continuous epidural analgesia:
epidural aralığa anestetik madde verilerek plexus sakralis ve plexus lumbalis sinir köklerinin uyuşturulması
continuous flow culture:
bakterilerin logaritmik büyüme evresinde kalmasını sağlamak için sürekli taze besiyeri akışında bakterilerin yetiştirilmesi
Continuous Hyperfractionated Accelerated Radiation Therapy:
Bakınız: chart
continuous positive pressure breathing:
bir kapakçıktan basınçlı havanın akciğerlere dolması Bkz. controlled mechanic ventilation, intermittent positive pressure breathing, CPPB
continuous tremor:
persistent tremor
continuous x-ray spectrum:
Bakınız: brems strahlung
contortus:
kıvrık, kıvrıntılı
contour:
1. vücudun veya herhangi bir yapının dış görünüşünü belirleyen sınır.
2. şeklin ana sınırları
contoured:
bakterinin kültürde oluşturduğu toplulukların sınırları için kullanılan terim
contouring:
çizgiyi veya sınırı oluşturma
contraaperture:
apse içeriğini boşaltmak için ikinci bir delik açmak
contraception:
Bakınız: kontrasepsiyon
contraceptive:
Bakınız: contraceptives
contraceptives:
gebeliği önlemek için kullanılan ilaç veya yöntem Bkz. doğum kontrol yöntemleri, doğum kontrol yöntemi, kontraseptif, contraceptive
contract:
kısalmak; boyut olarak küçülmek
Contracted Foot:
Bakınız: Talipes Cavus
contracted tendon:
genç atlardaki olduğu gibi bacakların fleksor tendonlarının kısa olduğu durum
contractile fiber cells:
düz kas veya çizgisiz kasta olduğu gibi iğ şeklinde nükleuslu hücreler Bkz. kontraktil lif hücreleri, kontraktil lif hücresi
contractile vacuole:
Bakınız: kontraktil vakuol
contraction:
1. kas liflerinin kasılmasına bağlı olarak kas boyunun kısalması.
2. ölüm veya patolojik bir hastalığa bağlı kasın kasılması, kas katılığı.
3. üst çene ve alt çenedeki yapıların orta hatta bulunması, çene kilitlenmesi Bkz. kasılma, kontraksiyon
contraction band:
tam olarak kasılmış kalp kası hücrelerinde ışık mikroskobu ile görülebilen Z bandı ile miyozin filamentlerinin uçlarının dönmesi ile oluşan fibriller görünüm Bkz. kontraksiyon bandı
contractura:
Bakınız: contracture
Ezber Modu: Açık
?
Ezber modu, kategorideki terimlerin açık yazılıp, anlamlarının gizlendiği, böylece sayfanın ezber kartı olarak kullanılmasını sağlayan yeni bir uygulamadır.
Kategori başlığının sağ yanında göreceğiniz butona tıklayarak ezber modunu açıp kapatabilirsiniz.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun açık olduğunu gösterir.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun kapalı olduğunu gösterir.
Ezber modu, varsayılan olarak açık gelir. Bu modu kullanmak istemiyorsanız, butona tıklayarak bir kez kapatmanız yeterlidir. Sonraki sayfalarda seçiminiz hatırlanarak, tekrar tekrar seçim yapmanıza gerek kalmayacaktır.
Ezber modu kapalı iken kategori sayfası "terim: terim açıklaması" şeklinde sıralı bir kitap gibi görünmektedir. Ezber modu açık iken sadece "terim: " gözükür, karşısında yer alması gereken açıklama gözükmez.
Terime veya açıklama olması gereken boş alana tıklanınca açıklama görünür hale gelir. Ayrıca, link aktif hale geldiğinden, artık terim üzerine tıklanınca, o terimin detay sayfasına ulaşılabilir.
A
B
C
D
E
F
G
H
İ
J
K
L
M
N
O
P
Q
R
S
T
U
V
W
X
Y
Z