logo
×
Tıbbi Terimler Sözlüğü
Actinism:
Bakınız: Actinicity
Actinium:
Atom numarası 89, atom ağırlığı 227 ve sembolü Ac olan, radyoaktif özellikli uranyum filizlerinde bulunan bir nadir metalik kimyasal element
Actinobasillus:
gram negatif, küre biçiminde bir bakteri
actinodermatitis:
1. güneş ışınlarına uzun süre maruz kalmanın neden olduğu deri iltihabı.
2. tedavi amacıyla röntgen ışınlarına maruz kalmanın neden olduğu deri iltihabı.
actinogenesis:
bir ışının oluşması Bkz. Aktinogenez
actinogenetic:
ışın oluşturan; ışın yayan Bkz. Aktinogenetik
actinology:
ışığın kimyasal etkilerini konu alan bilim dalı Bkz. Aktinoloji, Fotokimya
actinolyte:
1. ışığa maruz kaldığı zaman kimyasal değişme gösteren madde
2. ışın oluşturan, özellikle ultraviyole ışınları oluşturan araç Bkz. Aktinolit
Actinomyces:
Actinomycetaceae ailesine mensup bir mantar cinsi
Actinomycetaceae:
Actinomyces, Arachnia, Bacterionema, Bifidobacterium ve Rothia'yı içeren, Actinomycetales sınıfından bir bakteri ailesi Bkz. Actinomycetales
Actinomycetales:
Bakınız: Actinomycetaceae
Actinomycete:
Actinomycetales sınıfına ait herhangi bir organizma.
Actinomycetes:
actinomycetes actinomyces ve actinomycete’nin çoğulu;
Filaman (filament) yapan, birçok yönleri ile bakterilere bazı yönleriyle mantarlara benzeyen, sülfür granüllerine sahip ve gram pozitif bakteriler. Bkz. Aktinomiset
actinomycetoma:
actinomycotic mycetoma
Actinomycin:
actinomyces cinsi mantarların bazı türlerinden elde edilen bakterisid etkili maddeler Bkz. Aktinomisin
Actinomycin A:
Actinomyces antibioticus’dan elde edilen gram pozitif organizmalara karşı etkili madde
Actinomycin B:
Actinomycin A ile aynı etkili, ancak ondan daha toksik olan bir madde
Actinomycin C:
özellikle hodgkin hastalığı ve lösemi tedavisinde kullanılan antineoplastik bir madde
actinomycin D:
koryoepitelyoma gibi bazı kötü huylu tümörlerin tedavisinde kullanılan,
Streptomyces parvulus'tan elde edilen ve DNA çift zinciri içine, komşu guanozin-sitozin baz çiftleri arasına enine yerleşerek DNA ve mRNA üretimini bozan, antineoplastik bir ilaç Bkz. aktinomisin D, dactinomycin, daktinomisin
actinomycosis:
actinomyces cinsi mantarca oluşturulan enfeksiyon Bkz. Aktinomikozis
actinomycotic:
actinomycosis ile etkilenmiş veya ilgili
actinomycotin:
aktinomikozis tedavisi için kullanılan Actinomyces kültürlerinden elde edilen tedavi edici bir preparat
actinoneuritis:
x ışınları veya radyoaktif ışınlara maruz kalmanın neden olduğu sinir iltihabı Bkz. Aktinonevrit
actinophage:
aktinomiset lizizine sebep olan bir virüs
actinophytosis:
stafilokokların neden olduğu deri yüzeyinde içi cerahat dolu granüller oluşmasıyla belirgin durum Bkz. Aktinofitozis
actinotherapy:
hastalığın güneş ışınları, ultraviyole ışınları, x ışınları ve radyoaktif ışınlar ile tedavisi Bkz. Aktinoterapi
actinotoxemia:
ışınlamaya bağlı doku hasarının vücutta neden olduğu toksemi durumu
actinotoxin:
bazı deniz bitkilerinde bulunan zehirli bir madde
action current:
kas veya sinir hücresinin zarında aksiyon potansiyeli ile oluşan akım Bkz. nerveaction current
action potential:
Bakınız: aksiyon potansiyeli
Action Tremor:
Bakınız: İntansiyonel Tremor
activated partial thromboplastin time:
kalsiyum ve fosfolipid maddelerinin ilavesini takiben plazmanın fibrin pıhtısı oluşturmak için gereksinim duyduğu zaman Bkz. aPTT
activated protein C resistance:
Bakınız: aktive protein C rezistansı
activator:
1. katalitik etkiyi arttırarak enzim ile maddenin etkinliğini arttırmak.
2. inaktif bir maddeyi etkin hale getiren bir reaksiyonun oluşumunu kolaylaştıran; uyarıcı madde.
3. bazı maddelere radyoaktif özellik kazandıran araç.
active congestion:
kan damarlarında aşırı kan birikmesine bağlı genişleme Bkz. aktif konjesyon
active immunity:
Bakınız: aktif bağışıklık
active site:
enzim veya protein katalizörünün reaksiyonun oluştuğu bölgesi
Active Succinate:
Bakınız: süksinil-koenzim A
active transport:
hücre membranından iyon ve moleküllerin pasif difüzyonla değil fakat enerji kullanması ile geçişi. Bkz. aktif transport, aktif taşınım
activeted clotting time:
kardiyovasküler cerrahide koagülasyon zamanı için en çok kullanılan test Bkz. ACT
Activin:
Bakınız: Aktivin
actual cautery:
dokuları yakmaya yarayan maddenin adaptörü
acuity:
berraklık; nitelik; keskinlik
aculeate:
keskin uçlarla kaplı
acuminate:
ucu sivri; sivri uçlu. Bkz. Akuminat, Akuminata, Accuminate, Akkuminat, Akkuminata, Akküminat, Akküminata
acupuncture:
derin doku ve organlardaki ağrı, anestezi ve tedavi amacıyla deri üzerinden belirli noktalara çok ince altın veya gümüş iğneler sokularak uygulanan eski bir tedavi yöntemi Bkz. Akupunktur
acupuncture anesthesia:
sinir iletimi açısından duyarlı bölgelere altın veya gümüşten yapılmış ince iğneler sokup uyararak duyu kaybını bu yöntemle gerçekleştirilen anestezi Bkz. akupunktur anestezi
acus:
cerrahi iğne; ameliyatta kullanılan iğne
acusection:
elektrikli iğne ile doku veya oluşum üzerinde kesit yapma
acustic:
Bakınız: acusticus
Ezber Modu: Açık
?
Ezber modu, kategorideki terimlerin açık yazılıp, anlamlarının gizlendiği, böylece sayfanın ezber kartı olarak kullanılmasını sağlayan yeni bir uygulamadır.
Kategori başlığının sağ yanında göreceğiniz butona tıklayarak ezber modunu açıp kapatabilirsiniz.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun açık olduğunu gösterir.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun kapalı olduğunu gösterir.
Ezber modu, varsayılan olarak açık gelir. Bu modu kullanmak istemiyorsanız, butona tıklayarak bir kez kapatmanız yeterlidir. Sonraki sayfalarda seçiminiz hatırlanarak, tekrar tekrar seçim yapmanıza gerek kalmayacaktır.
Ezber modu kapalı iken kategori sayfası "terim: terim açıklaması" şeklinde sıralı bir kitap gibi görünmektedir. Ezber modu açık iken sadece "terim: " gözükür, karşısında yer alması gereken açıklama gözükmez.
Terime veya açıklama olması gereken boş alana tıklanınca açıklama görünür hale gelir. Ayrıca, link aktif hale geldiğinden, artık terim üzerine tıklanınca, o terimin detay sayfasına ulaşılabilir.
A
B
C
D
E
F
G
H
İ
J
K
L
M
N
O
P
Q
R
S
T
U
V
W
X
Y
Z