logo
×
Tıbbi Terimler
bloat:
1. mide veya çekumun gerginliği.
2. kedilerde fermentasyon gazlarının birikmesine bağlı oluşan batın gerginliği Bkz. bloating
Bloating:
Bakınız: Bloat
block:
1. tıkanma, engel.
2. bölgesel anestezi.
3. sinirsel uyarı iletiminin kesilmesi. Bkz. blok
block anesthesia:
sinir kökünün çevresine lokal anestetik madde enjeksiyonu ile sinirsel iletimin ortadan kaldırılması şeklindeki anestezi yöntemi Bkz. Conduction Anesthesia, Nerve Block Anesthesia
block-out:
ıslak dolgu yapmak için dişte açılan oyukların sünger taşı veya bal mumu gibi bir ortam ile doldurularak yok edilmesi
blockade:
1. farmakolojik bir antagonist ile hücre yüzeyi reseptöründe nörotransmitter ve hormonun etkisinin engellenmesi.
2. histokimyada belli kimyasal grupların yapısını değiştirerek belli boyama tekniğini engelleyen kimyasal reaksiyon.
3. zararsız bir boya maddesi veya başka bir maddenin intavenöz uygulanması ile RES hücrelerinin fagositoz yeteneğini geçici olarak ortadan kaldırma.
4. ilaç kullanarak kas-sinir kavşağı, otonom sinaptik noktalar veya otonom reseptör yerlerinde sinir iletiminin önlenmesi.
blockage:
engelleme, durdurma olayı; engellenmiş olma hali Bkz. blokaj
blocker:
pasajı, aktiviteyi vs engelleyen, kısıtlayan şey Bkz. bloker, blokör
blocking:
1. tıkayıcı; pasaj, ileti veya bağlantının durdurulması, kesintiye uğraması.
2. psikanalizde, acılı bir kişide acıya veya bastırılmış, kompleksde komplekse (dokunulduğunda) ulaşıldığında serbest iletişimin aniden kesilmesi.
3. parafin gibi bir ortamda dokunun gömülmesi; bu dokuyu sabitleştirir ve mikrotom ile kesilebilir.
4. psikoz veya ileri derecede düşünme bozukluğuna bağlı olarak konuşmanın ya da düşüncenin aniden kesilmesi, bırakılması.
Bloğu:
engel
Blok:
Bakınız: Block
blokaj:
engel, engelleme
bloke etmek:
engellemek
bloker:
engelleyici
blokör:
Bakınız: Blocker
Bloku:
Bakınız: Bloğu
Blood Agar:
Bakınız: kanlı agar
blood blister:
içinde kan bulunan vezikül
blood capillary:
Bakınız: vas capillare
blood cast:
üriner kast üzerine yerleşmiş kan hücreleri
blood cells:
corpuscle
blood circulation:
kan dolaşımı
blood clot:
kan pıhtıBkz. kan pıhtısı
blood coagulation:
trombositlerin birleşerek kan pıhtısını oluşturması Bkz. kan pıhtılaşması, kan pıhtısı
blood corpuscles:
eritrosit ve lökosit gibi kan hücreleri
blood count:
kanın bir milimetre küpündeki kan hücrelerinin toplam sayısı
blood crystals:
hemoglobinden elde edilen, demir içermeyen ancak bilirübin ile yakından ilişkili veya benzer bir pigment

Hematoidin, muhtemelen retiküloendotelyal hücreler içinde hücre içinde oluşur, ancak genellikle 5-7 gün sonra önceki kanama odaklarında hücre dışında bulunur. Bkz. hematoidin kristali, hematoidin
blood culture:
bir kan örneğinin mikroorganizma varlığını kontrol etmek için yapılan mikrobiyolojik inceleme Bkz. kan kültürü
blood cyst:
Bakınız: hemorrhagic cyst
Blood Group:
Bakınız: Kan Grubu
Blood Group Antigen:
Bakınız: Blood Group Substance
blood group substance:
Eritrositlerin yüzeyinde bulunan ve spesifik antiserumlarla kan grubu reaksiyonunu belirleyen kalıtsal antijenler için kullanılan genel terim;

ABO ve Lewis kan grubu antijenleri ayrıca tükürükte ve diğer vücut sıvılarında da bulunabilir. Bkz. blood group antigen
blood less:
1. kansız, anemik.
2. çok az kan kaybı ile gerçekleştirilen.
blood letting:
damardan kan alma
Blood Pigment:
Bakınız: Kan Pigmenti
blood plasma:
şekilli elemanları ayrılmış kanın sıvı kısmı Bkz. kan plazması, kanın plazma kısmı, plazma
blood pressure:
Bakınız: kan basıncı
blood puzzles:
morfolojik benzerlikler ve boyama özelliklerinin bir sonucu olarak boyalı filmlerde enfeksiyon ajanı olarak yanlış yorumlamalara neden olabilen yabancı cisimler veya yapısı bozulmuş kan hücreleri
blood quotient:
kanda hemoglobin konsantrasyonunun eritrosit sayısına bölünmesi ile elde edilen sayı
blood relative:
genlerden gelen bazı kaynakları paylaşan kişilerin ilişkisi; kan bağı Bkz. kan bağı
blood retina barrier:
Bakınız: kan-retina bariyeri
blood root:
kan dökücü, kana susamış
blood serum:
kan tam olarak pıhtılaşmaya bırakıldığında ayrılan berrak sıvı Bkz. kan serumu, kanın serum kısmı, serum
blood shot:
genişlemiş ve görülebilen küçük damar bölümünün (konjonktiva) kanla dolu olmasını tanımlar
blood smear:
bir damla kanın lam üzerine yayılması, kan yayması
blood stream:
canlıda dolaşım sistemi yoluyla akan kan Bkz. kan akışı
blood sugar:
kan şekeri
blood transfusion:
Bakınız: kan transfüzyonu
blood tumor:
kan içeren şişkinlik Bkz. hematom
Blood Type:
Bakınız: Kan Grubu
Ezber Modu: Açık
?
Ezber modu, kategorideki terimlerin açık yazılıp, anlamlarının gizlendiği, böylece sayfanın ezber kartı olarak kullanılmasını sağlayan yeni bir uygulamadır.
Kategori başlığının sağ yanında göreceğiniz butona tıklayarak ezber modunu açıp kapatabilirsiniz.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun açık olduğunu gösterir.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun kapalı olduğunu gösterir.
Ezber modu, varsayılan olarak açık gelir. Bu modu kullanmak istemiyorsanız, butona tıklayarak bir kez kapatmanız yeterlidir. Sonraki sayfalarda seçiminiz hatırlanarak, tekrar tekrar seçim yapmanıza gerek kalmayacaktır.
Ezber modu kapalı iken kategori sayfası "terim: terim açıklaması" şeklinde sıralı bir kitap gibi görünmektedir. Ezber modu açık iken sadece "terim: " gözükür, karşısında yer alması gereken açıklama gözükmez.
Terime veya açıklama olması gereken boş alana tıklanınca açıklama görünür hale gelir. Ayrıca, link aktif hale geldiğinden, artık terim üzerine tıklanınca, o terimin detay sayfasına ulaşılabilir.
A
B
C
D
E
F
G
H
İ
J
K
L
M
N
O
P
Q
R
S
T
U
V
W
X
Y
Z