logo
Tıbbi Terimler
balotman:
bıngıldama
balsam:
çeşitli bitkilerden elde edilen sakıza benzer, hoş kokulu, koyu sıvı; bitki özü; reçine Bkz. balzam, reçine
balsam of Peru:
yaraları korumak için kullanılan, Toluifera pereirae'den elde edilen koyu kahve renkli, koyu kıvamda bir reçine
balsamic:
1. balsamla ilgili olan.
2. güzel, hoş kokulu Bkz. balzamik
balsamodendron:
Mekke pelesenk reçinesinin elde edildiği ağaçların Amyridaceous türü
balser fatty necrosis:
Bakınız: Balser's fatty necrosis
balser yağ nekrozu:
Bakınız: Balser's fatty necrosis
balser yağlı nekrozu:
Bakınız: Balser's fatty necrosis
balser'in yağ nekrozu:
Bakınız: Balser's fatty necrosis
balser'in yağlı nekrozu:
Bakınız: Balser's fatty necrosis
Balser's fatty necrosis:
omental bursit ve yaygın yağ dokusu nekrozu lezyonları ile birlikte görülen gangrenöz pankreatit Bkz. Balser'in yağ nekrozu, Balser'in yağlı nekrozu, Balser yağ nekrozu, Balser yağlı nekrozu, Balser fatty necrosis
balzam:
Bakınız: Balsam
balzamik:
Bakınız: Balsamic
bamberger disease:
Bakınız: poliserozit
Bambermycins:
Streptomyces türleri tarafından veya sentetik olarak üretilen, başlıca moenomycin A ve C içeren antibakteriyelantibiyotik kompleksi
bamboo bodies:
Bakınız: Asbestos Bodies
bamboo hair:
Bakınız: Trichorrhexis İnvaginata
Bamifylline hydrochloride:
vazodilatör ve düz kas gevşetici
bamipine:
bir antihistaminik
Bamnidazole:
trikomonaslara etkili bir antiprotozoan
bancroftiasis:
Bakınız: Bancroftosis
Bancroftosis:
Wuchereria bancrofti'nin oluşturduğu enfeksiyon Bkz. bancroftiasis
band:
  1. iki veya daha fazla objeyi bağlayan ya da bir arada tutan şerit şeklinde oluşum.
  2. bir kısmı sıkıca saran sargı.
  3. elektroforez veya kromotograde gözlenen bir veya daha fazla makromolekül içeren dar şerit.
  4. bando, grup.
band cell:
metamyelocyte dönemindeki hücrenin çekirdeğinin tipik olgun nötrofilde olduğu gibi kurdela şeklinde segmente bir hal alması Bkz. staffer stab cell
band form:
Bakınız: bant form
band neutrophil:
Bakınız: bant form
band of Kaes-Bechterew:
izokorteksin üçüncü katmanının en yüzeyel bölümünde yer alan horizontal miyelinli sinir lifleri
bandage:
1. vücudun belli bir bölgesine baskı uygulamak, drenajı emmek, hareketi önlemek, cerrahi yaraları birbirine yaklaştırmak gibi amaçlarla kullanılan çeşitli genişlik ve uzunlukta olabilen bez ya da farklı materyelden yapılmış sargı.
2. sargı ile bağlamak Bkz. Bandaj, Sargı
bandaj:
Bakınız: Bandage
bandbox resonance:
amfizemli akciğer üzerindeki perküsyonda oluşan oldukça rezonans ses
bands of colon:
Bakınız: Teniae Coli
bannister disease:
Bakınız: anjiyoödem
bant:
şerit
bant form:
girinti ne kadar belirgin olursa olsun, çekirdeği bir filamentle birbirine bağlanan loblara tamamen bölmemesi koşuluyla, kavisli veya sarmal bir bant olarak tanımlanabilecek bir çekirdeğe sahip, granülositik serinin herhangi bir hücresi Bkz. band cell, band form, band neutrophil, bant hücre, bant hücreleri, bant hücresi, bant nötrofil, rod nuclear cell, Schilling band cell, stab cell, stab neutrophil, staff cell
bant hücre:
Bakınız: bant form
bant hücreleri:
Bakınız: bant form
bant hücresi:
Bakınız: bant form
bant nötrofil:
Bakınız: bant form
banti disease:
Bakınız: congestive splenomegaly
banti hastalığı:
Bakınız: Splenic Anemia
banti's disease:
Bakınız: congestive splenomegaly
bar:
1. bir megadin’e eşit olan basınç birimi.
2. çubuk, bar
3. engelletmek, yasaklatmak
4. takılıp çıkarılabilen protezlerin iki veya daha fazla bölümünü birbirine bağlayan, uzunluğu genişliğinden daha fazla olan metal parçası.
bar-:
ağırlık veya basınç anlamında ön ek Bkz. baro-
Barany's symptom:
denge organındaki bozukluğa bağlı, düşme yönünün başın pozisyonu ile belirlendiği semptom
barbekü manevrası:
Bakınız: Lempert Manevrası
barbital:
barbitüratların en eskisi, sedatif ve hipnotik olarak ağızdan kullanılan, uzun etkili bir ilaç Bkz. barbitone
barbitone:
Bakınız: barbital
barbiturate:
Bakınız: barbitürat
barbituric acid:
kendisi merkezi sinir sistemi baskılamadığı halde, kendisinden sedatif olarak kullanılan barbital ve barbitüratların elde edildiği asit Bkz. barbitürik asit
barbitürat:
barbitürik asit veya tiyobarbitürik asitten türetilen, sedatif-hipnotik ajan sınıfından herhangi biri Bkz. barbiturate, barbitüratlar
Ezber Modu: Açık
?
Ezber modu, kategorideki terimlerin açık yazılıp, anlamlarının gizlendiği, böylece sayfanın ezber kartı olarak kullanılmasını sağlayan yeni bir uygulamadır.
Kategori başlığının sağ yanında göreceğiniz butona tıklayarak ezber modunu açıp kapatabilirsiniz.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun açık olduğunu gösterir.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun kapalı olduğunu gösterir.
Ezber modu, varsayılan olarak açık gelir. Bu modu kullanmak istemiyorsanız, butona tıklayarak bir kez kapatmanız yeterlidir. Sonraki sayfalarda seçiminiz hatırlanarak, tekrar tekrar seçim yapmanıza gerek kalmayacaktır.
Ezber modu kapalı iken kategori sayfası "terim: terim açıklaması" şeklinde sıralı bir kitap gibi görünmektedir. Ezber modu açık iken sadece "terim: " gözükür, karşısında yer alması gereken açıklama gözükmez.
Terime veya açıklama olması gereken boş alana tıklanınca açıklama görünür hale gelir. Ayrıca, link aktif hale geldiğinden, artık terim üzerine tıklanınca, o terimin detay sayfasına ulaşılabilir.
A
B
C
D
E
F
G
H
İ
J
K
L
M
N
O
P
Q
R
S
T
U
V
W
X
Y
Z