logo
×
Tıbbi Terimler Sözlüğü
Atrophie:
Bakınız: Atrofi
Atrophie Blanche:
orta yaşlı kadınların ayak bileklerinde oluşan fildişi renginde, hiperpigmente bir leke ile karakterize bir tür atrofi
atrophie noire:
ayak bileğinde mavi-siyah pigmentasyonlu alanların oluştuğu ülserlerle karakterize olup tekrar eden ülserli dermatit
Atrophoderma:
Bakınız: Atrophia Cutis
Atrophy:
Bakınız: Atrofi
atrophy of liver:
herhangi bir nedenle gelişen karaciğer atrofisi Bkz. karaciğer atrofisi
atropic beriberi:
özellikle periferik sinirleri etkileyen beriberi formu Bkz. Atopik Beriberi, Dry Beriberi, Kuru Beriberi, Paraplegic Beriberi, Paraplejik Beriberi
atropic thrombosis:
bedensel veya ruhsal yetersizlik durumunda olduğu gibi, dolaşımın zayıflığına bağlı tromboz Bkz. marantic thrombosis, marasmic thrombosis
atropin:
Atropa belladonna adlı bitkiden veya sentetik olarak da elde edilebilen, tükürük ve bronş salgısını azalma, midriyazis (pupilla‘yı genişletme), düz kas spazmını gevşetme, taşikardi yapmak (kalp atım hızını arttırmak) gibi antikolinerjik etkilere sahip alkaloid madde Bkz. Atropine, Tropine Tropate
Atropine:
Bakınız: Atropin
atropine conjunctivitis:
atropin'in sürekli kullanılmasına bağlı olarak gelişen konjunktivit
atropine test:
bradikardinin sebebini araştırmada kullanılan bir test

(derialtından atropin sülfat enjeksiyonunu takiben-vagus etkisinin ortadan kalkması sonucu- kalpte atım sayısı yükselir. Atropin enjeksiyonundan sonra da bradikardinin düzelmeyişi onun vagus dışı bir sebebe bağlı olduğunu gösterir).
attached gingiva:
sert ve esnek olan ve altındaki sement ve alveolar kemike bağlı olan, dolayısıyla hareket edemeyen dişeti kısmı Bkz. alveolar gingiva, alveoler gingiva, alveolar dişeti, alveolar diş eti, bağlı dişeti, bağlı gingiva, bağlı diş eti, alveoler dişeti, alveoler diş eti
attack:
bir hastalık nöbeti veya başlangıcı Bkz. atak
attack rate:
özellikle zaman içinde değişen bir vaka oranı Bkz. Atak Hızı
attention reflex of pupil:
dikkatin ani olarak bir noktaya yoğunlaşması ile pupil boyutunda oluşan değişiklik Bkz. Piltz reflex
attenuate:
1. inceltmek.
2. patojen etkinliliğinin azaltılması. Bkz. Atenüe
attenuated culture:
patojen mikroorganizmaların hastalık yapıcı etkilerinin zayıflatıldığı besiyeri Bkz. atenüe kültür
attenuated rickettsia vaccine:
tifüs aşısı Bkz. typhus vaccine, atenüe riketsiya aşısı
attenuated vaccine:
hastalık yapma yeteneği ortadan kaldırılmış ancak bağışıklık oluşturma yeteneği korunmuş, canlı mikroorganizmalardan elde edilmiş aşı Bkz. atenüe aşı
attenuated virus:
ardışık hayvan pasajları ile veya başka yollarla hastalık oluşturma özelliği azaltılmş virüs Bkz. atenüe virüs
attenuation:
1. inceltme, sulandırma.
2. patojen mikroorganizmaların etkinliğini azaltma. Bkz. Atenüasyon, Atenüe Etmek
attic:
recessus epitympanicus
atticoantrotomy:
antrum mastoideum ve orta kulak yapılarının ameliyatla açılması
atticomastoid:
attic ve temporal kemiğin mastoid oluşumu ile ilgili
atticotomy:
recessus epitympanicus'un ameliyatla açılması
atticus:
tavan arası
attitude:
1. vücudun duruş özellikleri, postür.
2. jinekolojide fetüsün baş, gövde, kol ve bacaklarının duruşu ve vücut yapılarıyla olan konumunun incelenmesi.
attitudinal reflex:
utriculus reseptörlerinden kaynaklanan nöral impulslarca kontrol edilen vücudun pozisyonu ile ilgili refleksler Bkz. statonic reflex
attonity:
sıklıkla katatonik şizofreni olgularında görülen kişinin tamamen hareketsiz kalışı ile birlikte dalgınlığın da olması durumu
attractant:
hayvanları veya böcekleri tuzak ya da zehirlere çekme gibi, yakalama veya kendine çekme etkisi yaratan madde
attractile:
bir şeyi çekme; cezbetme
attraction:
1. cazibe; çekicilik;
2. kısa yüzlerde maksiller ve mandibular dişler arasındaki normal bağlantının daha yüksekte olması.
Atypia:
Bakınız: Atipi
Atypical:
Bakınız: Atipik
Atypism:
Bakınız: Atipi
audioanalgesia:
müzik dinleyerek ağrıyı dindirme
audiogenic:
1. sese bağlı olarak oluşan.
2. ses çıkartan.
audiogram:
Bakınız: odyogram
audiologist:
odyolojide uzmanlaşmış kişi olup tıbbi veya cerrahi anlamda iyileştirilemeyen hastaların rehabilitasyonu ve diagnostik testleri ile ilgilenir. Bkz. Odyolog, Odyolojist
audiology:
işitme ve işitme bozukluklarının tanı ve tedavisini konu alan bilim dalı. Bkz. Odioloji, Odyoloji
audiovisual:
işitme ve görme duyularını ilgilendiren, göz ve kulağı aynı anda uyaran.
audition:
sesi algılama yeteneği; havadaki ses dalgalarının elektriksel sinyallere dönüştürüldüğü ve bu sinyallerin sinir uyarıları olarak beyne gönderilerek orada yorumlandığı bir dizi olay Bkz. hearing, işitme
audito-oculogyric reflex:
her iki gözün ani bir ses uyaranının yönüne çevrilmesi
auditopsychic center:
auditory association area Bkz. auditory association area
auditory:
işitme duygusuyla ilgili
auditory adaptation:
azalmış ses uyaranına uyum göstererek, uyaranı duyabilme
Auditory Agnosia:
Bakınız: Acustic Agnosia
Auditory Aphasia:
Bakınız: Acoustic Aphasia
auditory association area:
Bakınız: auditopsychic center
Ezber Modu: Açık
?
Ezber modu, kategorideki terimlerin açık yazılıp, anlamlarının gizlendiği, böylece sayfanın ezber kartı olarak kullanılmasını sağlayan yeni bir uygulamadır.
Kategori başlığının sağ yanında göreceğiniz butona tıklayarak ezber modunu açıp kapatabilirsiniz.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun açık olduğunu gösterir.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun kapalı olduğunu gösterir.
Ezber modu, varsayılan olarak açık gelir. Bu modu kullanmak istemiyorsanız, butona tıklayarak bir kez kapatmanız yeterlidir. Sonraki sayfalarda seçiminiz hatırlanarak, tekrar tekrar seçim yapmanıza gerek kalmayacaktır.
Ezber modu kapalı iken kategori sayfası "terim: terim açıklaması" şeklinde sıralı bir kitap gibi görünmektedir. Ezber modu açık iken sadece "terim: " gözükür, karşısında yer alması gereken açıklama gözükmez.
Terime veya açıklama olması gereken boş alana tıklanınca açıklama görünür hale gelir. Ayrıca, link aktif hale geldiğinden, artık terim üzerine tıklanınca, o terimin detay sayfasına ulaşılabilir.
A
B
C
D
E
F
G
H
İ
J
K
L
M
N
O
P
Q
R
S
T
U
V
W
X
Y
Z