logo
Tıbbi Terimler
radiodontics:
diş radyografisi
radiodontist:
diş radyoloğu
radioecology:
doğal topluluklarda hayvan ve bitki türleri üzerindeki radyasyonun etkilerini inceleyen bilim dalı
radioelectrocardiogram:
radyoelektrokardiyografi ile elde edilen grafik kayıt
radioelectrocardiograph:
radyoelektrokardiyografide elektrokardiyografik sinyallerin iletimini sağlayan alet
radioelectrocardiography:
radyoelektrokardiyografi
radioelement:
radyoaktif özelliğe sahip element
radioencephalogram:
beynin damar yatağından enjeksiyon sonrası geçisi, dışarıdan sayarak gösteren eğri
radioencephalography:
beynin elektrik potansiyelindeki değişikliklerin, kayıt cihazı ve canlı arasında direk bir bağlantı olmaksızın, canlıdan kaydediciye radyo dalgaları aracılığı ile yayılan uyarıların kaydedilmesi
radioepidermitis:
radiodermatitis
radioepithelitis:
radiodermatitis
radiofrequency:
radyo frekansı
radiofrequency pacemaker:
deri üzerinde anteni olan ve subkutan olarak implante edilerek, elektrodu ventrikül miyokardiumuna yerleştirilen kardiak pacemaker Bkz. radyofrekans pacemaker
radiogenesis:
x ışınları veya radyoaktif ışınların yayılması, radyasyon oluşması
radiogenic:
1. radyasyon oluşturan.
2. radyasyona bağlı, özellikle x ışınları veya radyoaktif ışın tedavisinin sebep olduğu
radiogold:
altının radyoaktif izotoplarından biri, Au 195, Au 198 veya Au 199, tarama yapmada ve antineoplastik olarak sıklıkla Au 198 kullanılır. Buna radyoaktif altın da denir.
radiogram:
Bakınız: radyogram
radiograph:
Bakınız: radyografi
radiographic:
radyografi ile yapılan veya radyografiye ait olan
radiographic film:
Bakınız: Film
radiography:
X ışınları veya gamma ışınları aracılığı ile herhangi bir organın iç yapısının filminin alınması Bkz. roentgenography
radiohumeral:
radius ve humerus'a ait
radioimmunity:
bazen, tekrarlayan ışına maruz kalmalar sonucu ortaya çıkan artmış hassasiyet durumu
radioimmunoassay:
radyoizotopla işaretlenmiş test maddesi kullanılarak kandaki spesifik antijen antikor veya diğer bir protein (hormon vs.) miktarını belirlemede kullanılan duyarlı ve kesin sonuç veren bir yöntem
radioimmunodetection:
immunoscintigraphy
radioimmunodiffüzyon:
radyoizotoplarla işaretlenen antikor veya antijenlerle oluşan immün geçiş
radioimmunoelectrophoresis:
işaretlenen antijen ve antikor ile lokalize edilen spesifik bir çökme çizgisi için kullanılan otoradyografi Bkz. immunoelectrophoresis
radioimmunoimaging:
immunoscintigraphy
radioimmunoprecipitation:
radyoizotoplar ile işaretli antijen ve antikorlarla oluşan immün çökme
radioimmunoscintigraphy:
immunoscintigraphy
radioimmunosorbent:
serum örneklerinde İgE ölçümü için kullanılan radyoimmunoassay tekniği
radioiodine:
iodin'in (iyot) radyoaktif bir izotopu olup, I 131 ve I 125, tiroid, karaciğer, akciğer ve böbrek gibi organların benign ve malign hastalıklarının tedavisinde ve tanısında sıklıkla kullanılır.

I 131'in yarılanma ömrü 8.04 gündür, beta ve gamma ışını yayar. I 125 ‘in yarılanma ömrü 60 gündür, sadece gamma ışını yayar
radioiron:
demirin radyoaktif bir izotopudur.

Fe 55'in yarılanma ömrü 4 yıldır. Fe 59'un yarılanma ömrü 47 gündür. Bu karışım kan çalışmalarında kullanılır
radioisotope:
Bakınız: radyoaktif izotop
radioisotopic culture:
radyoizotop maddenin kullanıldığı besiyeri Bkz. radyoizotopik kültür
radiolesion:
radyasyona maruz kalma sonucu oluşan lezyon
radioligand:
radyoaktif işaretlenmiş bir madde
radiologia:
X ışınları ya da çeşitli manyetik akımlar aracılığı ile hastalıkların tanı ve tedavilerinin tetkik ve görüntü yöntemleriyle inceleyen bilim dalı
radiologic:
radyolojiye ait olan Bkz. radiological
radiologic anatomy:
radyolojik teknikler kullanılarak organ ve dokuların yapısal özellikleri inceleyen bilim dalı
radiological:
Bakınız: Radiologic
radiological diagnosis:
Bakınız: radyolojik tanı
radiologist:
hastalıkların teşhis ve tedavisinde, x-ray ve radyasyonun diğer formlarını kullanmada uzmanlaşmış doktor
radiology:
x-ışınları, radyoaktif maddeler ve diğer iyonizan radyasyon kaynakları aracılığı ile hastalıkların teşhis ve tedavilerini, bu amaçla uygulanan yöntemleri konu alan tıp dalı Bkz. radyoloji
radiolucency:
radyolusent özelliği olan Bkz. radioparency
radiolucent:
röntgen ışınlarını veya diğer tip ışın enerjisinin küçük bir miktarını azaltarak geçişine izin veren; alınan filmde radyolusent alan koyu görünür Bkz. radiolusent, radyolüsen, radioparent
radiolus:
sonda veya çubuk
radiolusent:
Bakınız: Radiolucent
radiometer:
yayılan enerjiyi ölçmek ve kontrol etmek için kullanılan alet Bkz. radyometre
radiomicrometer:
yayılan enerjinin dakikalık miktarını kontrol etmek için kullanılan hassas radyometre
Ezber Modu: Açık
?
Ezber modu, kategorideki terimlerin açık yazılıp, anlamlarının gizlendiği, böylece sayfanın ezber kartı olarak kullanılmasını sağlayan yeni bir uygulamadır.
Kategori başlığının sağ yanında göreceğiniz butona tıklayarak ezber modunu açıp kapatabilirsiniz.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun açık olduğunu gösterir.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun kapalı olduğunu gösterir.
Ezber modu, varsayılan olarak açık gelir. Bu modu kullanmak istemiyorsanız, butona tıklayarak bir kez kapatmanız yeterlidir. Sonraki sayfalarda seçiminiz hatırlanarak, tekrar tekrar seçim yapmanıza gerek kalmayacaktır.
Ezber modu kapalı iken kategori sayfası "terim: terim açıklaması" şeklinde sıralı bir kitap gibi görünmektedir. Ezber modu açık iken sadece "terim: " gözükür, karşısında yer alması gereken açıklama gözükmez.
Terime veya açıklama olması gereken boş alana tıklanınca açıklama görünür hale gelir. Ayrıca, link aktif hale geldiğinden, artık terim üzerine tıklanınca, o terimin detay sayfasına ulaşılabilir.
A
B
C
D
E
F
G
H
İ
J
K
L
M
N
O
P
Q
R
S
T
U
V
W
X
Y
Z