logo
×
Tıbbi İngilizce
child use:
çocuk kullanımına, çocuk erişimine uygun olma (genellikle ilaç veya ürün prospektüslerinde "not for child use" şeklinde geçer)
child warfare:
çocuk savaşı, çocuk askerler
child welfare:
çocuk refahı, çocukların esenliği ve güvenliği
child well-being:
çocuk esenliği, iyi olma hali Bkz. child wellbeing
child wellbeing:
Bakınız: child well-being
child-rearing:
çocuk yetiştirme, büyütme
childcare:
Bakınız: child care
childhood:
çocukluk, çocukluk çağı, küçüklük
childish:
çocukça, olgunlaşmamış Bkz. çocukça
childlike:
çocuksu, saf, temiz Bkz. çocuksu
children:
çocuklar Bkz. kids, minors, offspring, childrens
children's assumption:
çocukların varsayımı (psikolojik gelişimde çocukların bir durumu algılama veya varsayma biçimi)
children's consumption:
çocukların tüketimi, çocuk tüketimi
chocolate:
kakao tohumlarının tozlarının şekerle karıştırılıp tatlandırılmasından oluşan madde; çikolata
choice:
seçim, tercih; seçme hakkı veya seçilen şey, seçenek Bkz. alternative, option, preference, selection, to choice
choke:
  1. boğulmak, nefes borusu tıkanmak; boğmak, nefes alamayacak hale getirmek.
  2. (mecaz) baskı altında/stres anında heyecanına yenik düşüp başarısız olmak, kilitlenip kalmak.
  3. jikle, araçlarda motorun hava girişini kısan parça.
choke hold:
boyun kilidi (dövüş sporlarında veya adli tıpta boğazı sıkarak nefessiz bırakma pozisyonu)
choke off:
bir şeyi engellemek, önünü kesmek, boğmak
choke on something:
bir şey yüzünden boğulmak
choke out:
sıkarak boğmak veya zorlukla söz söylemek
choke up:
duygulanıp boğazı düğümlenmek, konuşamayacak hale gelmek
choking:
boğulma, nefes borusunun tıkanması; yabancı bir cismin nefes borusuna kaçması sonucu soluk alamama durumu
choler:
kolera, öfke, kızgınlık Bkz. cholera
choose:
seçmek
chore:
ev işi, sıkıcı günlük görev
chronologic age:
doğumundan sonra geçen zamanın yıl olarak hesaplandığı yaş süresi Bkz. Kronolojik Yaş
cider:
elma şarabı
cigarette:
sigara
circulate:
dolaşmak, dolanmak, devri daim yapmak Bkz. to circulate
circumstance:
koşul
claim:
iddia etmek; bir kanıt göstermeden bir şeyin doğru olduğunu öne sürmek
clash:
çarpışma, çatışma
classify:
sınıflandırmak, ayırmak Bkz. sort, to classify, to sort
clause:
1. (gramer) yan cümle
2. (hukuk) madde/fıkra
clear:
  1. açık, aydınlık, berrak, aşikar
  2. aklamak, temize çıkarmak
Bkz. to clear
Clear Layer:
Bakınız: Stratum Lucidum
clearly:
açıkça
clever:
pratik zekalı, kurnazca çözümler üreten, becerikli
clog:
tıkamak
close:
  1. yakın, sıkı, kapalı
  2. yakın, yakından, sıkışık durumda
  3. kapatmak, yaklaşmak, kapamak
  4. son, göğüs göğüse kavga, bağlantılı
Bkz. to close
close to:
yakın, -e yaklaşan
closed:
kapalı
clot:
pıhtı, pıhtılaşmak Bkz. to clot
clue:
ipucu
clumsiness:
beceriksizlik, sakarlık Bkz. inability
clumsy:
sakar, beceriksiz
cluster:
küme
coal-black:
kömür karası
coast:
kıyı şeridi, sahil
coastline:
kıyı şeridi
Ezber Modu: Açık
?
Ezber modu, kategorideki terimlerin açık yazılıp, anlamlarının gizlendiği, böylece sayfanın ezber kartı olarak kullanılmasını sağlayan yeni bir uygulamadır.
Kategori başlığının sağ yanında göreceğiniz butona tıklayarak ezber modunu açıp kapatabilirsiniz.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun açık olduğunu gösterir.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun kapalı olduğunu gösterir.
Ezber modu, varsayılan olarak açık gelir. Bu modu kullanmak istemiyorsanız, butona tıklayarak bir kez kapatmanız yeterlidir. Sonraki sayfalarda seçiminiz hatırlanarak, tekrar tekrar seçim yapmanıza gerek kalmayacaktır.
Ezber modu kapalı iken kategori sayfası "terim: terim açıklaması" şeklinde sıralı bir kitap gibi görünmektedir. Ezber modu açık iken sadece "terim: " gözükür, karşısında yer alması gereken açıklama gözükmez.
Terime veya açıklama olması gereken boş alana tıklanınca açıklama görünür hale gelir. Ayrıca, link aktif hale geldiğinden, artık terim üzerine tıklanınca, o terimin detay sayfasına ulaşılabilir.
A
B
C
D
E
F
G
H
İ
J
K
L
M
N
O
P
Q
R
S
T
U
V
W
X
Y
Z