logo
×
Tıbbi İngilizce
beef bone broth:
sığır kemik suyu
beef bouillon:
sığır eti bulyonu
beef broth:
et suyu, sığır eti suyu
beef consommé:
sığır konsomesi Bkz. beef consomme
beef consomme:
Bakınız: beef consommé
beef steak:
dana biftek
beef stock:
sığır kemik suyu
been:
olmuş
beer:
bira
beeswax:
balmumu Bkz. bees wax
before:
önce, önde, önünde Bkz. preceding, prior to
beforehand:
önceden, daha evvel, bir eylem veya olaydan önce Bkz. ahead of time, in advance, previously
beg:
dilenmek, yalvarmak
beg off:
sözden dönmek; bahane bulup kaçmak
beg the question:
soruyu doğurmak; soruyu kaçırmak bir argümanda asıl sorunun üstünü örtmek Bkz. begging the question
beg to differ:
katılmamak, farklı düşünmek, kibarca bir fikre karşı çıkmak
began:
Bakınız: begin
beggar:
dilenci
beggar's bowl:
Bakınız: begging bowl
beggary:
dilencilik, dilenme hali, sefalet
begging:
dilenme, yalvarma fiili
begging bowl:
dilenci kasesi Bkz. beggar's bowl
begging letter:
yardım isteme mektubu
begging the question:
Bakınız: beg the question
begin:
başlamak, başlangıç yapmak Bkz. began, begun, start
beginner:
acemi
beginning:
başlangıç
begun:
Bakınız: begin
behave:
davranmak, hareket etmek, terbiyeli olmak
behavior:
Bakınız: behaviour
behaviour:
davranış, tavır, tutum Bkz. behavior
behind:
arkasında, arkasından, gerisinde, ardında Bkz. posterior, rear
being:
olma, varoluş, varlık
belief:
inanç, inanış, kanaat, görüş
believe:
inanmak, sanmak, inanç duymak Bkz. to believe
bell:
çan, zil
belong:
ait olmak Bkz. belong to, be owned by, pertain to
belong to:
Bakınız: belong
below:
aşağı, aşağısında, aşağıda, altında, daha düşük bir seviyede Bkz. beneath, underneath
belt:
  1. kemer, kayış, kuşak
  2. kemer takmak, kemerlemek, kemerle dövmek
bend:
  1. kavis, kıvrım, dirsek, viraj
  2. eğmek, bükmek, eğilmek
Bkz. bent
beneath:
altında, bir şeyin hemen aşağısında Bkz. below, under, underneath
benefit:
  1. fayda, yarar, avantaj
  2. yararlanmak, yararı dokunmak, yaramak
benevolence:
iyilikseverlik
bent:
  1. bükük, eğri, kambur
  2. "bend" fiilinin geçmiş hâli (büktü, eğildi)
  3. (mecaz) eğilim, yatkınlık, yetenek
beriberi heart disease:
beriberi kalp hastalığı; B1 vitamini (tiamin) eksikliğine bağlı oluşan, alkoliklerde de görülen kalp hastalığı
beside:
yanında, yanı başında Bkz. next to
besides:
-den başka, ek olarak, ayrıca, yanı sıra
best:
en iyi, en iyisi, en üstün şekilde; en iyi derece, elinden gelenin en iyisi Bkz. Finest, İdeal, Optimal, Top-notch
best regards:
saygılarımla, en iyi dileklerimle
Ezber Modu: Açık
?
Ezber modu, kategorideki terimlerin açık yazılıp, anlamlarının gizlendiği, böylece sayfanın ezber kartı olarak kullanılmasını sağlayan yeni bir uygulamadır.
Kategori başlığının sağ yanında göreceğiniz butona tıklayarak ezber modunu açıp kapatabilirsiniz.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun açık olduğunu gösterir.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun kapalı olduğunu gösterir.
Ezber modu, varsayılan olarak açık gelir. Bu modu kullanmak istemiyorsanız, butona tıklayarak bir kez kapatmanız yeterlidir. Sonraki sayfalarda seçiminiz hatırlanarak, tekrar tekrar seçim yapmanıza gerek kalmayacaktır.
Ezber modu kapalı iken kategori sayfası "terim: terim açıklaması" şeklinde sıralı bir kitap gibi görünmektedir. Ezber modu açık iken sadece "terim: " gözükür, karşısında yer alması gereken açıklama gözükmez.
Terime veya açıklama olması gereken boş alana tıklanınca açıklama görünür hale gelir. Ayrıca, link aktif hale geldiğinden, artık terim üzerine tıklanınca, o terimin detay sayfasına ulaşılabilir.
A
B
C
D
E
F
G
H
İ
J
K
L
M
N
O
P
Q
R
S
T
U
V
W
X
Y
Z