logo
×
Tıbbi İngilizce
big:
  1. büyük, iri, kocaman
  2. çok, önemli, ciddi
Bkz. considerable, enormous, great, huge, large, massive
bigger:
daha büyük
biggest:
en büyük
biggish:
oldukça büyük, irice
bigly:
büyükçe, kuvvetle
bike:
bisiklete binmek, bisiklet
bike rider:
bisiklet sürücüsü
biking:
bisiklet sürme aktivitesi
bile:
safra, öd Bkz. gall
bile duct:
safra kanalı; karaciğer ve safra kesesinden salgılanan safrayı, sindirime yardımcı olması için onikiparmak bağırsağına taşıyan tüp şeklindeki anatomik kanal sistemi Bkz. biliary duct
biliary duct:
Bakınız: bile duct
bill:
fatura
billion:
milyar
bin:
çöp kutusu
biochemical:
biyokimya ile ilgili, biyokimyasal Bkz. biyokimyasal, chemicobiological
biochemistry:
yaşayan organizmaların ve yaşamsal olayların kimyası; Biyokimya Bkz. biologic chemistry, biological chemistry, biyokimya, biyolojik kimya, chemophysiology, fizyolojik kimya, metabolic chemistry, physiologic chemistry, physiological chemistry
Biologic Chemistry:
Bakınız: biochemistry
biological chemistry:
Bakınız: biochemistry
bir salkım muz.:
Bakınız: bunch
bird:
kuş
birth:
doğum
birthday:
doğum günü
biscuit:
bisküvi
bitki:
Bakınız: plant
Biyokimya:
Bakınız: biochemistry
Biyokimyasal:
Bakınız: biochemical
Biyolojik Kimya:
Bakınız: biochemistry
black:
  1. siyah, kara, koyu
  2. siyah, is, siyah boya
  3. karartmak, siyaha boyamak, siyahlatmak
blame:
suçlamak, ayıplamak
bleached wax:
ağartılmış balmumu
bleed:
1. kanamak, kan kaybetmek
2. soyut olarak bir şeyin sızması veya güç kaybetmesi Bkz. hemorrhage
blend:
karıştırmak, harmanlamak Bkz. mix
blind:
1. görme duyusu olmayan, görme engelli, kör.
2. single blind, double blind, triple blind gibi çalışma tipleri. Bkz. sightless
blood:
kan, kan bağı, akrabalık Bkz. heme
blood vessel:
1. kan damarı
2. arter, arteriyol, kapiller, ven ve venüllerden oluşan, kan taşıyan herhangi bir damar Bkz. kan damarı, vascular channel
bloodily:
kanlı bir şekilde
bloody:
1. kanlı, kanayan
2. (argo) lanet olası Bkz. gory, sanguineous
blueberry:
yaban mersini
blues:
1. can sıkıntısı, neşesizlik, hüzün, efkar
2. kökeni Afrika kökenli Amerikalılara dayanan melankolik müzik türü Bkz. low spirits, melancholy
board:
1. tahta, levha
2. kurul, heyet
3. (uçağa, gemiye, trene) binmek Bkz. committee, council, embark, plank
body:
1. baş, boyun ve ekstremitelerden oluşan vücut.
2. bir veya birkaç kısım gösteren bir organın en geniş kısmı, corpus.
3. küçük yuvarlak oluşum; cisimcik.
4. madde.
bold:
cesur, atılgan, cüretkar
bone:
kemik
bone age:
uzun kemiklerde kemikleşme merkezlerinin gelişmesinin röntgenle tesbit edilerek yaşın saptanması; kemik yaşı Bkz. kemik yaşı
bone broth:
kemik suyu (son zamanların popüler sağlıklı içeceği)
bony:
kemiksi, kemikli, zayıf, çiroz Bkz. osseous
bosom:
göğüs, kucak, koyun
boss:
1. patron, yönetici, idareci
2. patronluk yapmak, yönetmek, idare etmek,
3. kabartı, yuvarlak şekil gösteren tümsek Bkz. chief, superior
bottom:
Bakınız: basal
bough:
dal, ağaç dalı Bkz. twig
Ezber Modu: Açık
?
Ezber modu, kategorideki terimlerin açık yazılıp, anlamlarının gizlendiği, böylece sayfanın ezber kartı olarak kullanılmasını sağlayan yeni bir uygulamadır.
Kategori başlığının sağ yanında göreceğiniz butona tıklayarak ezber modunu açıp kapatabilirsiniz.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun açık olduğunu gösterir.
Butonun bu şekilde gözükmesi ezber modunun kapalı olduğunu gösterir.
Ezber modu, varsayılan olarak açık gelir. Bu modu kullanmak istemiyorsanız, butona tıklayarak bir kez kapatmanız yeterlidir. Sonraki sayfalarda seçiminiz hatırlanarak, tekrar tekrar seçim yapmanıza gerek kalmayacaktır.
Ezber modu kapalı iken kategori sayfası "terim: terim açıklaması" şeklinde sıralı bir kitap gibi görünmektedir. Ezber modu açık iken sadece "terim: " gözükür, karşısında yer alması gereken açıklama gözükmez.
Terime veya açıklama olması gereken boş alana tıklanınca açıklama görünür hale gelir. Ayrıca, link aktif hale geldiğinden, artık terim üzerine tıklanınca, o terimin detay sayfasına ulaşılabilir.
A
B
C
D
E
F
G
H
İ
J
K
L
M
N
O
P
Q
R
S
T
U
V
W
X
Y
Z