Hipertansiyon tedavisininin temel amacı kan basıncının düşürülmesi yanında,
morbiditenin ve
mortalitenin azaltılmasıdır.
Diüretiklerin ve
beta blokerlerin bu konudaki kanıtlanmış yararları bu ilaçların
hipertansiyon tedavisinde ön planda yer almalarına neden olmuştur.
Hipertansiyonda, 1990'lı yıllara kadar "basamak tedavisi" yaklaşımı uygulanmıştır. Önceleri ilk basamakta
diüretikler yer almış, daha sonra
beta blokerlere,
kalsiyum kanal blokerleri ve
ACE inhibitörlerine de birinci basamakta yer verilmiştir. Diğer
antihipertansif ilaç gruplarıyla yapılan çok sayıdaki çalışmanın sonuçları 1990lı yıllarda "basamak tedavisi" kavramınının terkedilmesine ve "ilk seçenek" kavramının gündeme gelmesine yol açmıştır.
Yeni ilaç gruplarının iyi tolere edilmeleri, yan etkilerinin azlığı ve
hipertansiyona eşlik eden durumlar üzerindeki olumlu etkileri alternatif "ilk seçenek"lerin oluşmasına neden olmuştur. Kardiyovasküler risk, bireyselleştirilmiş tedavi ve yaşam kalitesi kavramlarının giderek önem kazanmasıyla birlikte günümüzde çeşitli
antihipertansif ilaçlara ilk seçenek olarak yer verilmektedir. Gerek JNC VI ve gerekse WHO-ISH 1999
hipertansiyon kılavuzlarında tüm
antihipertansif ilaç gruplarının ilk seçenek olarak kullanılabilecekleri ve ilaç seçiminde "bireyselleştirilmiş tedavi" prensibinin uygulanması gerektiği vurgulanmaktadır.