- bulut, bulanıklık, küme
- bulutla kaplamak, karartmak, kapatmak
Look at those dark clouds; I think it's going to rain.Şu kara bulutlara bak; sanırım yağmur yağacak.
A cloud of dust rose from the street as the car drove by.Araba geçerken sokaktan bir toz bulutu yükseldi.
Clouds of smoke poured out of the factory chimney.Fabrika bacasından duman bulutları çıkıyordu.
Eş anlamlı terimler:
Benzer terimler: