I need to catch the 8 o'clock train.Saat 8 trenine yetişmem gerek.
He caught the thief trying to escape.Hırsızı kaçmaya çalışırken yakaladı.
He has caught a cold. (V3 - Present Perfect)Soğuk algınlığına yakalanmış.
Sorry, I didn't catch your name.Üzgünüm, adını anlayamadım / duyamadım / yakalayamadım.
Eş anlamlı terimler:
Benzer terimler: