- kırmak
- mola
- bir yapının devamlılığının kesintiye uğraması; bütünlüğünün bozulması
- özellikle bir kemiği parçalara ayırma
I think my phone is broken.
Sanırım telefonum bozuk.
Let's take a break.
Hadi mola verelim.
We had a lunch break at 12.
12'de yemek molası verdik.
She broke the silence with a loud laugh.
Sessizliği yüksek bir kahkahayla bozdu.
He broke the law.
Yasayı çiğnedi.
They broke the rules of the game.
Oyun kurallarını çiğnediler.
Eş anlamlı terimler:
Benzer terimler: