logo
×
Bend nedir?
  1. kavis, kıvrım, dirsek, viraj
  2. eğmek, bükmek, eğilmek
ADMiN
The river makes a bend near the old mill.
Nehir, eski değirmenin yakınında bir kıvrım yapıyor.
ADMiN
Be careful, there is a sharp bend in the road ahead.
Dikkat et, ileride yolda keskin bir viraj var.
ADMiN
Can you bend down and pick up the pen?
Eğilip kalemi alabilir misin?
ADMiN
He bent the wire into the shape of a circle.
Teli daire şekline büktü.
ADMiN
He was bending the truth to make himself look better.
Kendini daha iyi göstermek için gerçeği büküyordu (çarpıtıyordu).
ADMiN
"Bend" düzensiz fiildir. Fiil çekimi: bend - bent - bent şeklindedir.
I bend the wire. Teli büküyorum.
I bent the wire yesterday. Teli dün büktüm.
I have bent the wire. Teli bükmüş bulunuyorum.
ADMiN


ADMiN


ADMiN
Eş anlamlı terimler:
Benzer terimler: