- kötü, fena
- bozuk, çürük, ekşimiş (yiyecek vb. için)
- ciddi, şiddetli (yaralanma, ağrı vb. için)
I feel bad about missing your call yesterday.
Dün aramanı kaçırdığım için üzgün/kötü hissediyorum.
Put the milk in the fridge before it goes bad.
Süt bozulmadan önce buzdolabına koy.
We've just had some very bad news.
Az önce çok kötü bir haber aldık.
Eş anlamlı terimler:
Benzer terimler: