Kesin teşhis koydurucu bir test yoktur. Ancak hastalığın karakterini belirlemek ve ayırıcı tanısını yapmak amacıyla kullanılan bazı testler vardır. Kas zayıflığını göstermek için
EMG, sinir ileti hızını ölçmek için NCV testi yapılarak periferik nöropati tanısı konulabilir. Beyin ve omurilik bölgesinin görüntülenmesi amacuyla da MR (MRG, Manyetik rezonans) tetkiki değerlendirilebilir. ALS değil de, miyopati olduğuna karar verilirse kas biyopsisi yapılabilir.
ALS için henüz bir tedavi bulunamamıştır. Fakat Amerika Gıda ve İlaç Yönetim kuruluşu (FDA) hastalık için geliştirilen ilk ilaç olan
Riluzoleü (
Rilutek) onaylamıştır. Riluzoleün glutamat seviyesini azaltarak motor nöronlarının gördüğü hasarı azalttığına inanılmaktadır. ALS hastalarının ömrünü birkaç ay kadar uzattığı görülmüştür. Hatta bazı durumlarda daha uzun süreli faydaları da olmuştur. İlacın ayrıca hastaların solunum sistemi için gerekli olan desteği alma süresini geciktirdiğine de rastlanmıştır.
Riluzole, motor nöronlarının aldığı hasarı geri döndürmez. Aynı zamanda yan etki olarak ilacı karaciğerde hasar ve bazı değişik etkiler gözlenmiştir. Fakat yine de, yeni bulunan ilaçların bir gün ALSnin gelişimini çok daha yavaşlatacağı öngörülmektedir.
ALS için geliştirilen diğer tedavi yöntemleri de, hastaların daha iyi bir hayat sürmesini ve hastalığın semptomlarını hafifletmeyi amaç edinmiştir. Fizyoterapi ve konuşma terapisi faydalıdır.