bir şeyin gerçekleşmesini sağlamak veya bir durumla başa çıkmak için bir şeyler yapma süreci The time has come for actionif these beautiful animals are to survive. Bu güzel hayvanların hayatta kalması için harekete geçme zamanı geldi.
birinin yaptığı bir şey/eylem Each of us must take responsibility for our own actions. Her birimiz kendi eylemlerimizin sorumluluğunu almalıyız.
ADMiN
Sadece fizikselhareketleri değil; bir sorunu çözmek için atılan adımları, filmlerdeki heyecanlı sahneleri ve hatta web sitelerindeki tıklama butonlarını ifade etmek için kullanılır.
ADMiN
The government must take actionagainstclimate change. Hükümet iklim değişikliğine karşı harekete geçmeli.
ADMiN
We need to take immediate action to fix this server error. Bu sunucu hatasını düzeltmek için derhal harekete geçmeliyiz.