TEK HEKİM RAPORU DENİLEN ŞEY BİLİMSEL OLARAK BİR UCUBEDİR! SATRANÇ OYNAMAK İÇİN BİLE SAĞLIK RAPORU İSTENİYOR!
ADMiN
İstanbul Aile Hekimliği Derneği (İSTAHED) adına açıklama yapan Derneğin Hukuk Genel Sekreteri Dr. Mustafa Tamur, sağlık raporunun vatandaş ve kurumlar açısından sadece prosedürü tamamlamak olarak görüldüğünü belirterek, Hekim tarafında ise bu bir sorumluluk ve yasal olarak bağlayıcı olan ciddi bir imzadır. diye belirtti.



İSTABUL-Tamur, yaptığı açıklamada, çeşitli konularda yapılacak iş–işlem ve etkinlikler için ilgili çeşitli kurum ve kuruluşlarca sağlık raporu talep edilmesinin, vatandaşların ve aile hekimlerinin "kabusu" haline geldiğini kaydetti.

“KEYFİ OLARAK SAĞLIK RAPORU TALEBİNE SON VERİLMELİ”

Sağlık raporlarının büyük bir kısmının keyfi olduğunu dile getiren Tamur, "Her türlü okul kaydından sportif etkinliğe, havuzda yüzmekten satranç oynamaya, televizyon programına çıkmaktan mendil kapmaca, körebe gibi oyunları oynamaya kadar her konuda faaliyeti yaptıracak kişi ve kurumlar vatandaştan o işi yapabileceğine dair sağlık raporu istemektedir. Bu raporların büyük bir kısmı tamamen keyfidir, vatandaş ve kurumlar açısından sadece prosedürü tamamlamak olarak görülmektedir. Oysa olayın hekim tarafında bu bir sorumluluk ve yasal olarak bağlayıcı olan ciddi bir imzadır.” değerlendirmesini yaptı.

Tamur, bu konuda sağlıkta etkili sivil toplum kuruluşlarının çeşitli açıklamalarla taleplerini dile getirdiğini aktararak, "İSTAHED olarak konuya uzun süredir sahip çıkan derneğimiz, bu konuda aylardır ilçe ilçe gezip imzamızın bu kadar değersizleştirilmesini, vatandaşın da bu şekilde gereksiz bir koşuşturmaya maruz bırakılmasını önlemeye çalışmaktadır." ifadelerini kullandı.

“TEK HEKİM RAPORU BİLİMSEL DEĞİLDİR, UCUBEDİR”

Dünya örneklerinde olduğu gibi kanunla kriterleri açıkça belirtilmiş özellikli birkaç alan dışında sağlık raporları uygulamasının kaldırılması gerektiğini savunan Tamur, şöyle devam etti:

"Tek hekim raporu denilen şey bilimsel olarak bir ucubedir. Bir hekimin hangi amaç için olursa olsun her türlü tetkik ve görüntüleme yönteminden faydalansa bile bir kişiye tam sağlıklı demesi mümkün değildir. Bu nedenle tek hekim raporu adı altındaki tüm formatlar iptal edilmeli, bunlara dair tüm mevzuat silinmelidir. Kişilerin bedeni ve ruhi hastalık ya da farklılıkları veya sahip oldukları hastalıkları nedeniyle onların eğitim, spor, çalışma ve başka faaliyetlerinin engellenmesi bir hak ihlali olup, özelliği olanlara içinde bulunmak istedikleri etkinliği onlara uygun hale getirmek sosyal devletin borcu olarak görülmelidir. Kişilerin anayasal haklarına saygı gösteren ve aynı zamanda vatandaşa güvenen ve imzasına sorumluluk yükleyen 'beyan' sistemi getirilmeli, özel durumlar dışında herhangi bir iş–işlem ve faaliyet yapacaklardan 'sağlık beyanı' dışında evrak talep edilmemelidir. Birçok medeni ülkede sürücü belgesi için dahi rapor istenmeyip 'sağlık beyanı' yeterli görülürken ve yanlış beyanın ağır yaptırımları varken, bizde satranç oynamak için bile sağlık raporu talep edilmesi anlaşılır bir şey değildir, derhal düzeltilmelidir. Kişilerin sağlık-net ve e-nabız kayıtları, kişilerin de onayı ile reel veri kabul edilerek kurum ve kuruluşlarca kendi kriterleri varsa kullanılmalı, onun dışında şüpheli ve özellikli durumlarda şüpheli duruma dair gerekli açıklama yazıları ile ilgili duruma uygun branşın görüşü alınmalıdır."

“KİŞİNİN ÇALIŞMA VE SOSYAL HAYATI RAPORLA KISITLANAMAZ”

Kişilerin Anayasal hakkı olan eğitim, çalışma, sağlıklı yaşama, gezme, sportif faaliyetlere katılma vb. özgürlükleri yönetmeliklerle yönergelerle ve iç yazışmalarla kısıtlanamayacağının altını çizen Tamur, “Buna dair tüm uygulamalara son verilene dek yalnızca ayrıntılı sağlık kriterleri, kanunla belirlenmiş durumlar için o ayrıntıların da net olarak ‘ilgili hekimlerce’ kontrol edildiği durumlara dair sağlık raporu talepleri dışındaki talepleri yerine getirmemek, bunun yerine kişilere ‘kayıtlı sağlık verileri ektedir, belirttiğiniz durum için her hangi bir sağlık kriteri olmadığından başkaca bir işlem yapılmamıştır’ ibareli bir döküm vererek sahadaki pratiği önce bizim değiştirmemiz, Kanun yapıcının da bunu takip ederek ugun düzeltmeleri yapmasını beklemek ve istemek en doğru ve hızlı yöntem olarak önümüzde durmaktadır. Tüm STK’larımızı enerjilerini bu yönde harcayarak sahayı bu şekilde bilgilendirmeleri çözümün çok kısa sürede üretilmesine büyük katkıda bulunacaktır.” diyerek sözlerini tamamladı.

 09 Ocak 2018, 17:03 
Sayfalar:  
1
CEVAP GÖNDER: